Sezon yaklaşırken ilk kural…

https://www.ekonomim.com/hafta/deneyimsel-lukse-kayis-pazarin-itici-gucu-haberi-729993

(16.02.2024)

Hakan Atis

Maviliklerde güvenli seyir için temel koşulların başında tekne bakımlarının ihmal edilmemesi gelir. Özellikle de elektrik aksamı oldukça önemlidir. Bu hafta deniz dostları için pratik tavsiyeler aktaracağım.

Bahar yaklaşırken denizcilerin yüreği farklı atar. Teknelerde eksiklikler tamamlanır, bakımlar yapılır ve enginler çağırdığı an yelkenler büyük bir keyifle açılır.

Hakan Atis – Özkan Gülkaynak

Maviliklerin cazip davetine koşa koşa gitmemize az kaldı.  Bir başka deyişle deniz ve tekne severlerin hayatın tüm renklerini zamansız duygularla yeniden keşfetmesi için geri sayım başladı. Gerçi denizciler genellikle yaz veya kış demez. Uygun koşulları bulduğu an yelkenlerini açar veya motor seyri yapar.  Bu nedenle tekne bakımları yılın her döneminde özenle takip edilmesi gereken konuların başında gelir. Hal böyle olunca bu haftanın konusunu tekne elektriği olarak belirledim. Değerli dostum Özkan Gülkaynak’ın  referansıyla tanıdığım Tanser Özbağ, deyim yerindeyse konunun profesörü… Bu nedenle seyirde, alargada, bağlama veya kışlama alanlarında en büyük tehlikenin elektrik sistemlerinden kaynaklanabileceğini belirtiyor.

İhmale gelmez…

Teknelerde genellikle 12 veya 24 volt doğru akım kullanıldığını vurgulayan deneyimli isim bunun sizi çarpmayacak kadar düşük olduğuna dikkat çekmekle birlikte risklerinin altını çiziyor.  12V sistemi olan bir teknede evinizdeki ile aynı güç sarfiyatı olduğunu ancak yaklaşık 20 kat daha fazla akım çekileceğini vurguluyor. Ben de son sözümü baştan söyleyeyim… Bilgi ve tecrübe sahibi değilseniz, dahası güvendiğiniz deniz elektrikçiniz yoksa kendi başınıza iş yapmaya kalkışmayın. Zira maviliklerin merhameti yoktur. Hataları bağışlamaz! Kırk yılın getirmediğini bir an getirir. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum Tanser Özbağ, Ege Bölgesi’nde yüzlerce teknenin elektrik aksamıyla ilgilenen deyim yerinde ise uzmanlığı amatör denizciler tarafından onaylanmış bir kişi.

Tekne sahiplerinin yılın her döneminde dikkatli ve özenli olmasını isteyen deneyimli isim özetle şöyle diyor:’’ Kablo kesitlerinin çekilecek akıma göre hesaplanarak seçilmesi, tüm almaçların (elektrik sarf eden her elektrikli cihaz, priz ve/veya aletin ) ayrı sigorta ile bağlanması, kablo ve almaçların marin/deniz özellikli olması önemlidir. Sigortaların olabildiğince akü, jeneratör, sahil besleme gibi enerji kaynaklarına yakın bağlanması gerekir. Zira kendinden sonraki sistemi koruduğundan, kaynağa ne kadar yakın bağlanırsa o kadar uzun alanı güvende tutar.

Örneğin telsizin girişinde ki sigorta, o cihaza kadar gelen besleme kablosunda oluşabilecek kısa devre durumunda atmaz. Kullanılan sigortaların çekilen akıma uygun değerde seçilmesi de önemlidir.  Olması gerekenden düşük akımda sigorta takıldığında sürekli atarak almacı kullanmaya fırsat vermeyeceği gibi yüksek akımda kullanılan sigortalarda aşırı akım çekilmesi durumunda atmayacağından görevini yerine getirmemiş olur. Bu da çok ciddi riskler yaratabilir. Örneğin yangına sebebiyet verebilir.’’

Pratik öneriler…

Konu son derece önemli olduğu için önerilere devam ediyorum… Tekneler ekseriyetle denizde bulunduğundan elektrik sistemleri kara taşıtlarından çok daha fazla neme maruz kalır. Bu nedenle elinizin her zaman üstünde olması gerekir. Altı ayda bir akü kutup başları, both şalter veya devre kesiciler, bara ve bağlantılarının vazelin veya sıvı gres sürülmek sureti ile oksitlenmesi önlenmelidir. Gevşemiş olan bağlantılar sıkılmalıdır. Sarı bağlantı aksamları için zımpara yerine limon suyu kullanmak hem oksidi daha kolay temizleyebilir hem de aşınmaya neden olmaz. Teknelerin elektrik aksamında oksitli ve gevşek bağlantı noktası kalmadığından emin olunmalıdır.

Böyle bir durum oralarda direnci yükseleceğinden ya akım geçirmeyecek ya da ısınarak, bağlantı noktalarının erimesine hatta teknede yangına neden olabilecektir. Bir başka önemli husus daha var.  O da tüm pabuçların kablo bağlantılarında ve eklerinde lehim kullanılması gerektiği. Özellikle büyük pabuçların kablo bağlantılarında gerekli ekipman olmadığından ya da vakit alan bir işlem olarak görülüp ihmal edildiğinden bazen lehim yapılmadığına rastlanabiliyor. Oysa unutulmamalıdır ki sadece uygun bir aparat ile pabucu sıkıp bırakmak ileride olabilecek oksit ve korozyona açıkça göz yummak demektir.

Rutubet riski…

Fotoğraf: Hakan Atis

Denizde ne kadar iyi sıkılırsa sıkılsın lehim ile doldurulmamış iki metalin arasına zamanla nem girerek oksitlenmeye neden olur. Sıkma işleminden sonra mutlaka bu işlem yapılmalı ve söz konusu yer bantla kaplanmalıdır. Tanser Özbağ’a göre işlemin yapıldığı alan soğumadan sarılırsa bandın alt sarımları, henüz soğumamış olan metalin üzerinde eriyerek plastik tabaka oluşturacak ve bu neme karşı ekstra bir koruma sağlayacaktır. Bunu yılların elektrik ustasının tavsiyesi olarak aklınızda tutmanızda yarar var. Diğer yandan kabloların düzenli ve uygun yerlerden geçirilerek çekilmiş olması, arıza veya ilave kablo çekilmesi durumunda müdahaleyi kolaylaştıracağından önem taşımaktadır.

Fotoğraf: Hakan Atis

Sevgili deniz dostları, sözün özü teknenizin elektrik tesisat şemasını her zaman yanınızda bulundurun.  Sonradan yapılan ilave ve eksiltmeleri de mutlaka işleyin ve güncel tutun. Diğer yandan teknenizi sık kullanmıyorsanız ve boşalmış akü ile karşılaşmak istemiyorsanız küçük bir güneş paneliyle onların boşalmasını önleyebilirsiniz. Bu sayede hem motorunuzu şarj amaçlı gereksiz çalıştırmaktan kurtulmuş olursunuz hem de akülerinizin ömrünü uzatırsınız. Ayrıca yelken seyri yapıyor ve uzun süre koylarda kalıyorsanız enerji tüketiminizi karşılamak için daha büyük güneş panelleri kullanın. Ayrıca uzun seyirlerde rüzgar jeneratörü olması fayda sağlar… Sizlere güvenlik, sağlık ve mutluluk dolu güzel bir sezon diliyorum. 23 Şubat Cuma günü yeniden buluşmak dileğiyle esen kalın. Pruvanız neta, rüzgar kolayınıza olsun.

Kitap…

Oğuz Aydemir, TINA’da (Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı) başarılı çalışmalara imza atıyor. Örneğin, denizcilik tarihimizin ilk ve muzaffer komutanı olan Çaka Bey’in hayatını anlatan harika bir eserleri var. Tarihe meraklı okurlarımız için tavsiye ediyorum. İngilizce ve Türkçe, dilerseniz yabancı konuklarınıza hediye edebilirsiniz. Türklerin İlk Amirali Çaka Bey başlıklı kitabın sayfalarında 1092 yılında Türklerin ilk resmi deniz kuvvetlerinin kuruluşundan Çaka Bey’in öldürülüşü ile başlayan ve iki asır süren duraklama yıllarına kadar pek çok ayrıntıyı bulacaksınız. Ali Rıza İşipek tarafından hazırlanan önemli eseri edinmek isteyenler Denizler Kitabevi’nin 212.249 88 93 no’lu telefonunu arayabilir.

Kitap…

Yılın büyük bölümünde amatör denizcilerin uğrak yerleri arasında olan Gökova’yı denizden farklı bir gözle yaşamak isterseniz Ali Boratav’ın ‘Mavi Yolculuk Rehberi’ biçilmiş kaftan. Yüzlerce koy ve mola noktasının en ince ayrıntısına kadar anlatıldığı bu eseri Denizler Kitabevi’nden temin edebilirsiniz. Şimdiden keyifli seyirler ve neşeli dost sofraları diliyorum.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑