Ege’nin keşif rotaları…

https://www.ekonomim.com/hafta/egenin-kesif-rotalari-haberi-731711#google_vignette

(23.02.2024)

Hakan Atis

Yunan mitolojisine göre denizlerin korkulan efendisi olduğuna inanılan Poseidon, sizden yana olursa rotanızı İzmir’den kuzeye doğru çizebilirsiniz. Ödülünüz birbirinden güzel koylar olacaktır…

Az kaldı… Önümüz bahar, arkası sıcacık ve masmavi yaz günleri. Hepinizin özlediğine eminim. Tüm denizcilerimize şimdiden sağlık ve mutluluk dolu keyifli bir sezon diliyorum. İlk yazımda değinmiştim, gözde seyir yerlerinin dışında alternatif rotaları da paylaşacağım. Hal böyle olunca her mevsim ayrı güzel olan, hırçınlaştığında korkulan, durgunlaştığında cazibesiyle sizi kendisine çeken Ege’nin kuzeyinden söz etmemek haksızlık olur.

İzmir’in kuzeyinde bulunan Dikili (Midilli) Boğazı ve Körfezi, güneyinde ise doğuya doğru girmiş Çandarlı Körfezi, İstanbul’a cam kenarında uçak yolculuğu yapanların favori manzarasıdır. Aynı zamanda denizciler için sert havalarıyla bilinen dikkat edilmesi gereken bir bölgedir. Söz konusu bölgede çok sayıda balıkçı barınağı, birbirinden güzel koylar ve sakin havalarda alargada kalınabilecek demir alanları bulunuyor. Alışılanın aksine kendine has zorlukları olan bir rota. Ancak, az önce de belirttiğim gibi cazibesi oldukça farklı.  

Keyifli seyirler…

Dikili Boğazı’nın doğusunda denizde geniş sığlıklar oluşturan düz araziler ve arkalarında yüksek dağlar bulunur. Bu rotadaki seyirler olabildiğince karadan açıkta yapılmalıdır. Dikili Boğazı’nın batısındaki Midilli Adası’nın çevresinde kalan bölge genellikle tehlike oluşturmaz ancak balıkçı şamandıraları özellikle hava karardıktan sonra risk yaratabilir. Dikili’den itibaren dağlar kıyıda adeta doğal bir set oluşturarak Çandarlı’ya kadar devam eder. İzmir’in bu güzel sayfiye beldesinin batısında bulunan düz saha ise tedbirli olunması gereken bir başka bölgedir. Çünkü, rüzgarın denize eriştiği açık kapı gibidir. Ayrıca körfezin batısında dikkat edilmesi gereken sığlıklar bulunmaktadır.

Dikkat edilmeli…

Çandarlı Körfezi’nin güneyinde Aliağa ve Nemrut Limanları bulunur. Dantel gibi girintili çıkıntılı yapıya sahip sahil şeridi İzmir Körfezi’nden başlayıp Eski Foça’dan Ayvalık’a kadar devam eder. Coğrafi olarak bölgede Akdeniz iklimi egemendir. Yaz ve kış aylarında kuzeyden yıldız, kuzeydoğudan poyraz, kuzeybatıdan karayel eser. Lodos ise deniz havasını bozar ve yağmur getirir. İmbat ise özellikle yazlıkçılar açısından rahatlık ve serinlik habercisidir. Bölgede baskın rüzgar kuzey yönlüdür. Özellikle Çandarlı açıklarında sert dalgalara rastlamak şaşırtıcı olmaz. Bu nedenle yelkenlilerin seyir esnasında oluşturacağı görüntüler yat dergilerine kapak olabilecek kadar çarpıcıdır.

Çandarlı Körfezi’nin kuzeyinde bulunan Maltepe Burnu ile güneyinde kalan Arslan Burnu arasındaki saha bu tür olumsuz havaların en şiddetli yaşandığı noktalardır. Kuzey istikametine seyir planlayanların denize tek çıkmamalarını özellikle vurgulamak istiyorum. Hakim rüzgarlarla ilgili belirtmek istediğim bir husus daha var. Maltepe Burnu’ndaki sağanaklara ve Arslan Burnu’ndaki kaba dalga ve akıntılara çok dikkat edilmelidir. Bölgede seyir tecrübesi olan yelkenli tekne sahiplerinin ve balıkçıların görüşleri sizler için değerli bir rehberdir. Hava tahmin raporlarını da sürekli olarak inceleyin. Zira denizde ne kadar dikkatli olursanız şansınız o kadar yaver gider.

Rüzgar kolayınıza olsun

Değişken ve sert havası olan bölge için en güvenilir kılavuz meteorolojinin verdiği raporlardır. Tavsiyem (izmir.mgm.gov.tr ) sitesini sık sık kontrol etmenizdir. Telsizden yapılabilecek uyarıları da dikkate alın. Çünkü deniz ihmale gelmez. Doğanın kuvvetiyle yarışmak hem anlamsız hem de gereksizdir. Ne yazık ki kıyılarımızda binlerce tekne sahibi telsiz, can yeleği, pusula, güncel haritalar, işaret fişeği, fener, temel ilkyardım çantası gibi donanımlar olmadan, deyim yerinde ise gereksiz cesaret gösterisi yaparak denize açılıyor.

Çandarlı’da demir

Devam edelim… Kuzey rotasının keyifli duraklarından birisi Çandarlı’dır. Böyle söylüyorum ancak dikkat edilmesi gerekiyor. Zira barınağın kuzeyindeki sahil kesiminde 40 metre çapında olan ve dalgalı havalarda fark edilmesi son derece güç kayalık mevcuttur. Yeni Foça Koyu’nun batı burnundan 300 metre açıkta ise 40 metrelik alanı kaplayan kayalık ve döküntüler bulunur. Onlara dikkat etmek gerekir. Bütün önlemleri eksiksiz aldıysanız, denizciliğin temel kuralı olan önce güvenlik ilkesine harfiyen uyuyorsanız keyifli saatler yaşayabilirsiniz. Çünkü, rüzgara karşı tırmanmayı göze alarak Eski Foça’dan Çandarlı yönüne yelken açanlar veya motor seyri yapanlar için bölgede birbirinden güzel koylar bulunur.

Bizim cennet…

Örneğin uygun havada Dikili Bademler’de demir atmaya karar verirseniz ödülünüz insanı büyüleyen şahane bir koy olacaktır. Orası adeta Türkiye’deki Maldivler’dir. Koşullar uygun ise keyifli alarganızdan sonra kuzey rüzgarıyla mücadele ederek ve genellikle bir başka noktada daha geceledikten sonra Ayvalık’a da uzanabilirsiniz. Sonrasında dilerseniz dümeninizi Bozcaada’ya çevirebilirsiniz. Navionics ile rahatlıkla rota belirleyebilirsiniz.

Son derece yaygın ve pratik. Ancak gideceğiniz yerlerin ayrıntılı ve güncel haritaları da elinizin altında bulunsun. Onları es geçmeyin! Bunu önemle tavsiye ediyorum. İzmir’den kuzeye çizilecek rotanın en keyifli tarafı yorucu bir seyir ardından alargada kurulan keyifli akşam sofraları ve insanı büyüleyen gün batımları olacaktır. Bu hafta denizcilik dünyamızın önemli şirketlerinden Arkas ve Sirena’nın yeniliklerinden de söz edeceğim. İlgi çekeceğine eminim. Bu nedenle ana konuyu burada noktalıyorum. Pruvanız neta, rüzgar kolayınıza olsun.

Atlantiğin Arkas’ı…

Ülkemizin önde gelen denizcilik şirketlerinden İzmir merkezli Arkas, önemli bir yeniliğe daha imza attı. Arkas Line, Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de sağladığı etkinliği okyanus ötesinde perçinliyor. Batı ve Kuzey Afrika ile Güney-Kuzey Avrupa kıtalarındaki varlığına ek olarak ABD’nin Doğu kıyılarında Turkon Line ve Hapag Lloyd ortaklığı ile devam eden servisine (MED-US East Coast ) üçüncü ortak olarak katılıyor. USX Amerika servisi 26 Şubat’ta Max Schulte gemisi ile başlayacak. Arkas Line’nın Sine A gemisi ise 11 Mart’ta Mersin Limanı’ndan hareket edecek. Sektörün İzmirli yıldızının katılımı mevcut servisi gemi sayısındaki artışla birlikte haftalık operasyona dönüştürecek. Lucien ve Bernard Arkas başta olmak üzere emeği geçenlerin tümünü kutluyorum. Yolları açık olsun.

Yeni model…

Türkiye’nin önde gelen küresel tekne üreticilerinden Sirena Marin, tanıttığı hibrit modeli ile sektörde dikkat çekici bir çıkış yaptı. Sirena 48, çift 213 kW elektrikli motorları ve entegre güneş panelleriyle hem çevreci bir yaşam hem de sessiz ve emisyonsuz seyir olanağı sunuyor. Ar-Ge merkezi ile her şeyi kendi olanaklarıyla ve yüzde yüz Türk işçiliği ile çözen şirketin Yönetim Kurulu Başkanı İpek Kıraç, bugüne kadar 500’den fazla tekne imal ederek dünya pazarlarının aranan oyuncuları arasına girdiklerini belirtti. Kıraç ‘’Sirena 48 ile yepyeni bir başlangıca daha imza atıyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için bir iş yapış biçimi. Bundan sonra tüm modellerimize bu sistemi entegre edeceğiz’’ dedi.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑