Karayipler’de bir Türk korsanı…

https://www.ekonomim.com/hafta

(25.05.2024)

Hakan Atis

‘’Yirminci yüzyılın dünyası, öyle gizem dolu bir dünya değildir. Bütün ülkeler araştırılmış, en uzak denizlerin bile altı üstüne getirilmiştir. Daha otuz yıl öncesine kadar adı sanı bilinmeyen ve özgürlüğün tadını çıkaran toprak parçaları, Avrupa’nın gereksinimini karşılamak üzere birer birer ele geçirilip sömürgeleştirilmiştir…’’ Stefan Zweıg, kütüphanemin başucu kaynaklarından olan ‘İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar’ isimli harika eserinin bir bölümünde böyle diyor.

Belki de bu nedenle Nezih Kılınçkını kaptanla ne zaman sohbet etsem aklıma bu satırlar gelir. Teknoloji sayesinde küçülen ancak yine de bilinmezlik vahası olan dünyamızın ay yıldız yürekli denizcisinin mavi heyecanını hatırlarım her okuyuşumda. Geçtiğimiz yüzyılda hakikaten keşfedilmemiş yer kalmamıştı! Bizim çağımızda ise dünya ufak bir köye döndü.

Bilimsel gelişmelerin teknolojiye yaptığı katkılar nedeniyle uzaklar yakın oldu. Ancak yine de denizlerin büyüklüğünü, belirsizliğini ve gezegenimizin merak uyandıran gizemlerini düşününce her yolculuğun değerli ve önemli olduğunu kavrıyorsunuz.

Bizim ülkemizde amatör denizcilerin ilham aldığı gezginlik ateşini yakanlar hiç kuşkusuz Sadun ve Oda Boro’dur. Onları saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz. Ruhları şad olsun… Açtıkları yolda ilerleyen ve dünya denizlerini dümen suyunda bırakan nice değerli kaptanımız var.  

Düşler Atlası…

Çocukluğumda gözlerim kapalı olarak haritalarda rastlantısal yer seçerdim. Kara veya deniz fark etmezdi. Lakin… Denk gelen durak mavi olursa neşem iki kat artardı. İçimdeki gezgin daha da mutlu olurdu. Bu nedenle o coşkuyu yaşayanlara saygı duyuyorum. Tıpkı bugün sizlere tanıtacağım Nezih Kılınçkını gibi… Onu tek cümle ile anlatmam gerekirse ‘Nevi şahsına münhasır’ diyebilirim.

‘Benden Denizci Olmaz’ isimli kitabını okuyunca bunu anlıyorsunuz. Yeri gelmişken bu önemli eserin basılmasını destekleyen Mersin Deniz Ticaret Odası’nı ve okurlara ulaşmasını sağlayan Mersin Rota Yelken Kulübü’nü tebrik ediyorum. Edinmek isteyenler 324. 327 82 77 no’lu telefondan bilgi alabilir. Ödeyeceğiniz tutarın tümü otistik çocuklar için çeşitli etkinliklerde kullanılacak. Benden söylemesi…

Keyifli Rotalar…

Nezih Kılınçkını, profesyonel iş yaşamını noktaladıktan sonra, üstelik hiçbir denizcilik tecrübesi bulunmadan tekne sahibi olanlardan. Bu cesaret ister. Çünkü bir yanda enginlerin her an değişen yapısı diğer yanda Türkiye’de yelkenli sahibi olmanın dayanılmaz maliyeti var. İki ucu keskin bıçak misali… Dahası,  kitabı okuduğunuzda kaptanın başına gelmeyen kalmadığını görüyorsunuz. Talihsizlikler hatta tehlikeler insanın sabrını zorlayan cinsten. Her sayfası hayat dersleriyle dolu ‘Benden Denizci Olmaz’ adlı eserin önsözü ülkemizin yüz akı isimlerinden Osman Atasoy ve Özkan Gülkaynak’a ait.

Hayat Gibi…

Her şey birden bire oldu.

Birdenbire vurdu gün ışığı yere;

Gökyüzü birdenbire oldu;

Mavi birdenbire.

Her şey birden bire oldu!

Orhan Veli’de usta denizcilerimizin satırlarına bu dizeleriyle eşlik ediyor. Bebek sahilindeki heykeli yerinden doğrulup sizleri sıcacık selamlıyor sanki. Neler yok ki bu kitabın sayfalarında… İstanbul’dan Ege’ye uzanan rotalardan Akdeniz ve Karayip’lerin gözde demir yerlerine kadar yaşamın tüm renkleriyle buluşuyorsunuz. Benim deyişimle renk ahenk satırlarla al gözüm seyreyle dünyayı diyorsunuz… Peki, daha ne bekliyorsunuz?

Mersin Rota Yelken’e ait telefonu arayıp ilk adımı atabilirsiniz.  Mersin’e adeta ikinci kez denizi kazandıran ve kenti yelkencilik alanında cazibe merkezi haline getiren değerli dostum Brezilya Fahri Konsolosu Avukat Cengiz Sönmez ve ekibi güzel bir iş daha başardı. Tebrik ederim… Nezih Kılınçkını’nın kitabını mutlaka edinin. Böylece satırların büyülü evreninde isterseniz Haiti’ye isterseniz Jamaika’ya uzanabilirsiniz.

Kendi dünyasının kapılarını tüm içtenliğiyle açan yazar, belki de onun cesaret yolundan ilerleyecek yeni adaylara ilham kaynağı olur, ne dersiniz? Şu günlerde Mersin’den Eski Foça’ya doğru yelken açmaya hazırlanan ustayı nerede görürseniz coşkuyla selamlayın. Yolu uzun, heyecanı yüksek, yüreği azim dolu. Kısmet olursa yazın bir bölümünü ailesiyle birlikte Eski Foça’da geçirmeyi planlıyor. Orada uzun uzun sohbet etmek için sözleştik. Hatta büyük ihtimalle İskandinav ülkelerinin, Kuzey Denizi’nin usta kaptanı sevgili kuzenim Tayfun Erkul’da aramıza katılacak.

Sohbetin koyuluğunu düşünebiliyor musunuz? Merak etmeyin, elbette yazarım…Böyle bir fırsat kaçırılır mı? Yeter ki iki mavi yürekli ile ortak dileğimiz gerçekleşsin… Bu haftalık noktalıyorum. Tüm denizcilerimizin pruvası neta, rüzgar kolayına olsun.

Gelecek yazımda buluşuncaya kadar esen kalın.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑