
https://www.ekonomim.com/hafta/turkiyenin-altin-taci-karadeniz-haberi-797554
(01.02.2025)
Hakan Atis
Denizcilik kültürü Ankara’da yılın her dönemi keyifle ve hakkı verilerek yaşanır. Başkentin yaman denizcileri an gelir Karadeniz kıyılarında yelken açar, gün gelir Ege ve Akdeniz’de dalgalarla buluşur. Hal böyle olunca, uzun süredir aklımda olan bir konunun başkentin denizciliğe aşina çevrelerinde sıkça gündeme geldiğini görünce yazmam kaçınılmaz oldu.

Sizlere bu hafta Karadeniz’in kruvaziyer turizm alanındaki potansiyelinden ve eşikte bekleyen fırsatlardan söz edeceğim. Bir başka deyişle, Türkiye’nin değerlendirmesi gereken önemli bir avantajı anlatacağım. Edirne’den Artvin’e uzanan mavi gerdanlığımız yaklaşık 1.700 km uzunluğa sahip. Her şehri ayrı güzel, her kasabası kendine özgü değerlere ev sahipliği yapıyor.
Zonguldak, Samsun, Ordu, Giresun, Rize ve Trabzon gibi kentlerde limanlarımız var. Hal böyle olunca, “Karadeniz, kruvaziyer turizm alanında neden yıldızlaşamıyor?” sorusu yıllardır aklımı kurcalıyor. Geçen hafta başkentte yaptığım görüşmelerde bu konunun sıkça gündeme geldiğini görmek beni mutlu etti. Çünkü…
Karadeniz, özellikle de Zonguldak-Trabzon-Artvin hattı deniz turizmi açısından hayli cazip. Ancak, sahip olduğumuz bu zenginliğin ekonomik açıdan fırsata dönüşmesi, kamu ve özel sektörü cezbetmesi, iktidarın “yapılacaklar listesine” dahil edilmesi gerekiyor. Bir başka deyişle, medya, STK’lar, siyaset dünyası ve bürokrasi çevrelerinde daha sık gündeme getirilmesi önem taşıyor.
Yerel Yönetimler

İstanbul Karaköy’den demir alıp Artvin Hopa’ya uzanan, yeşil ile mavinin muhteşem tonlarının buluştuğu, tarih, edebiyat, doğa ve gastronomi kültürünün en güzel örneklerinin yaşanacağı keyifli bir deniz yolculuğu yapmayı kim istemez? Türkiye bu olanağa sahip. Uzun yıllar önce keyifle yapılan deniz yolculukları neden yeniden canlandırılmasın? Bu mümkün. Yeter ki kamu ve özel sektörün “yatırım iştahı” etkin projelerle, vakit kaybetmeden harekete geçirilebilsin.
Yerel yönetimlerin bu konuda istekli olduğu malum. Ancak, deniz turizminin ve ticaretinin güçlendirilebilmesi için mevcut limanların genişletilmesi veya ihtiyaç duyulan yerlerde sıfırdan yapılması konusunda bakanlıkların desteği gerekli. Zira işin o kısmı belediyeleri aşıyor.

Öte yandan, Karadeniz’e kıyısı olan kentlerimizde, özellikle de Zonguldak-Artvin hattında yerel yönetimlerin turizm ve denizcilik temalı başarılı işlere imza attığını biliyorum. Örneğin, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nde Dr. Hilmi Güler’in başkanlığında harika icraatlar gerçekleştiriliyor. Aynı şekilde, Trabzon Büyükşehir Belediyesi beş yıldızlık hizmetlerini birer birer hayata geçiriyor. Ahmet Metin Genç’in yönetiminde, üreten ve süreklilik sağlayan, fark yaratan bir yönetim sergileniyor.
Parlayan şehir Samsun’a ne demeli? Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, hukukçu kimliğini halka hizmet sevgisiyle harmanlayıp yıldız bir kent yaratıyor. Doğası, lezzetli mutfağı ve kadim değerleriyle ünlü Giresun da bu zincirin vazgeçilmez bir halkası. Genç Başkan Fuat Köse’nin “mutlulukla yaşanabilir çağdaş bir kent” yaratma hedefi her yıl biraz daha kökleşiyor.
Bir başka deyişle, Türkiye’nin altın tacı Karadeniz, sahip olduğu deniz ticareti ve turizmi potansiyelinin büyütülmesini, atıl kaldığı noktalarda hızla yatırım yapılmasını, kısacası layık olduğu yıldızlaşmayı bekliyor.
Yol Haritası

Liman mı yapılmalı? Veya mevcutların modernizasyonu mu sağlanmalı? Ne gerekiyorsa en alasını yapabiliriz. Mühendislerimizin dünyanın birçok ülkesinde dev işlere başarıyla imza attığını biliyoruz. Müteahhitlik alanında da donanımlı insan kaynağına, teknolojiye ve vizyona sahibiz.
Para derseniz… Projeler kazançlı ve uygulanabilir olduktan sonra iç veya dış kaynaktan sağlanabilir. Ne demişler? “İstemek, başarmanın yarısıdır.” Ay yıldızlı sevdamız Türkiye’nin aşamayacağı engel, çözemeyeceği sorun yok.
Tamamlıyorum… Hopa’dan İskenderun’a kadar şahane kıyılara ve deniz turizminde mükemmel fırsatlara sahibiz. Bu yazımın ana teması Karadeniz, özellikle de Zonguldak-Artvin rotası olsa bile, bu gerçeği de göz ardı etmemeliyiz.
Değerli okurlar, Karadeniz kruvaziyer turizmi ile canlandırılacak olursa, uluslararası fuarcılık ve üst gelir gruplarına yönelik özel turların yanı sıra kültür, doğa, edebiyat, gastronomi ve sağlık turizmi alanlarında da yüz güldüren sonuçlar elde edilebilir.
Bu konuyu yazmaya devam edeceğim. 15 Şubat’ta yeniden buluşmak üzere… Pruvanız neta, rüzgar kolayınıza olsun.
Esen kalın.
Yorum bırakın