Her zaman tedbirli olmak en iyisi…

https://www.ekonomim.com/hafta/tekne-bakimi-nasil-olmali-haberi-808095

(21.03.2025)

Hakan Atis

Acısıyla tatlısıyla kışı nihayet noktalıyoruz. Keyifli yelken zamanları kapıda bekliyor. Hal böyle olunca teknelerin sezona hazır olması gerekiyor. Bunun yolu da bakımdan geçiyor.

Bakım-onarım konusunun inceliklerini, survey olarak tekneleri enginlere hazırlayan Ufuk Timur’a sordum. Önerileri dikkat çekici. Sezon öncesi paylaşmak istiyorum.

Teknelerin sağlıklı kalmasının sırrı nedir? Her yıl düzinelerce yelkenliyi ve motoryatı A’dan Z’ye kontrol eden deneyimli isim, kapsamlı bakım denilince aklımıza sadece karinanın (teknelerin su altında kalan ıslak dış kısmı) gelmemesini öğütlüyor.

Ufuk Timur

Ufuk Timur, dikkat edilmesi gereken konuları şöyle sıralıyor:
“Tuzlu su her türlü sistem ve cihazı ciddi olarak yıpratır. Bu nedenle kullanmasak bile teknedeki cihaz ve sistemleri her hafta ‘tornaçark’ adı verilen kontrolden geçirmek gerekir. Ayrıca cihaz ve sistemler iyi tanınmalıdır. Aksi halde bakımları için profesyonel yardım alınmalıdır.

Bu cihaz ve sistemler şöyle sıralanabilir: Tatlı su, deniz suyu, pis su ve yakıt devreleri. Bunlara ait pompalar, tanklar, konforumuza yönelik buzdolabı, TV, su yapıcı gibi cihazlar; elektrik sistem ve bağlantıları; seyir elektronikleri; teknedeki ana ve yardımcı makineler; arma ve selviçe.

Ayrıca güvenliğe yönelik cankurtaran salı, özellikle yangın tüpleri veya yangın sistemlerinin test geçerlilik tarihlerine göre kontrolleri kesinlikle yapılmalıdır. Özellikle patlayıcı nitelik taşıyan ‘payroteknik malzemelerin’ (örneğin el maytabı, filika durum acil kiti, yüzer duman kandili vb.) raf ömrü geçtiyse kesinlikle imha edilmelidir.”

Çekek Sahasında…

Konu bakım olunca, tekneler karaya alındığında yapılacak her iş önem kazanıyor. Ufuk Timur’a göre sürecin bu evresi de oldukça önemli ve dikkat gerektiriyor.

Tutyanın (deniz suyunun içinde kalan metalleri korumak için kullanılan ve zamanla eriyen metalik anot) tekne çalışmamış bile olsa mutlaka değiştirilmesi gerektiğini belirten deneyimli isim sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Karinadaki metal aksamlar zamanla korozyona uğrayacaktır. Kinistinler (tekneye denizden su almak için su kesiminden aşağıya konmuş olan, gerektiğinde açılıp kapatılabilen valfler) iyi temizlenmelidir. Pervane, palalardaki boşluklar, braket yatakları dikkatle kontrol edilmelidir.

Aynı marka-model zehirli boya kullanılacaksa, teknede hasar yoksa zımparaya müteakip zehirli boya atılabilir. Eğer daha önce atılan zehirli boya marka-modeli bilinmiyorsa, mutlaka kullanılacak markanın astar boyası da uygulanmalıdır.

Bakım maliyetleri, tekne boyu, kullanılan malzeme ve bakımın ne kadarının tekne sahibi tarafından yapılabildiğine bağlı olarak ciddi farklılıklar göstermektedir.”

Sözün özü, bakım ve onarım; ucu bucağı olmayan bir dünya dersem abartmış olmam.

Uzman Görüşü…

Konunun taşıdığı önem nedeniyle bir başka uzmanın görüşlerine de yer vermek istiyorum. Yelken eğitmeni Fatih Türktan da uzun zaman önce gerçekleştirdiğimiz sohbette bazı noktalara dikkat çekmişti. O daha ziyade teknelerin uykuya yatırıldığı kış günlerini esas almıştı.

Her ihtimale karşı notlarınızda bulunması için paylaşmakta yarar görüyorum. Şayet tekneleriniz uzun süre su içinde veya karada tutulacaksa, şunlara da dikkat etmenizde fayda var:

  • Başta hız göstergesi olmak üzere o tür cihazlar sökülmeli ve kör tapaları takılmalıdır.
  • Direk tepesi rüzgâr sensörü korunaklı biçimde teknenin içine alınmalıdır.
  • Çıkartılabilen elektronikler teknede bırakılmamalıdır.
  • Gösterge kapakları mutlaka takılmalıdır.
  • Makine bakımları ve kışlaması yapılmalıdır.
  • Vanalar kapatılmalı, üzerine korozyonu önleyici sprey sıkılmalıdır.
  • Buzdolabı temizlenerek kapağı açık bırakılmalıdır.
  • LPG vanası mutlaka devre dışı bırakılmalıdır.
  • Tüm kromlara eski bir bulaşık süngeri yardımıyla vazelin krem sürülmeli veya WD-40 sıkılmalıdır.
  • Zincir ve demir, locadan sehpaya alınmalıdır.
  • Tüm elektrik anahtarları ve ana şalterleri kapatılmalıdır.
  • Akü kutup başları sökülerek, aküler oda sıcaklığında saklanmalıdır.
  • Karadaki teknelerde pervane veya çarmıhlardan kalın bir kablo ya da zincir, yer ile temas edecek şekilde mutlaka sarkıtılmalıdır.
  • Tekne içerisindeki tüm kapılar açık bırakılmalı; sadece 1-2 adet lumboz veya heç aralık bırakılarak nem alıcılar yerleştirilmelidir.
  • Güverte üzerinde jelkot hasarlı bölgeler varsa tamir edilmeli ve ardından tekne, kışlık örtüsü uçmayacak şekilde korumaya alınmalıdır.
  • Heçler içeriden kilitlenmeli, dolaplar emniyete alınmalıdır.
  • Tüm evraklar marina ofisine emanet edilmelidir.
  • Tekneden mümkünse her türlü yiyecek malzemesi tahliye edilmelidir.
  • Haşere ve fareye karşı uzmanların önerdiği önlemler harfiyen uygulanmalıdır.
  • Tüm giysiler ve örtüler yıkanmak üzere tekneden tahliye edilmelidir.
  • Sintine temizlenmeli ve kuru bırakılmalıdır.
  • Sprayhood asetatı katlanmamalı, üzerine ağır eşyalar bırakılmamalıdır.
  • Vinç ve dümen kılıfları mutlaka takılmalıdır.
  • Güvertedeki depo kapaklarının (pis su, mazot, temiz su) yapışmaması için vazelin sürülmesi önemlidir.

Bunlar ilk akla gelenler elbette. Daha bir yığın kural ve önlem var.

Uzun lafın kısası, tedbiri asla elden bırakmayın. Maviliklerin şakası olmaz. Pruvanız neta, rüzgâr kolayınıza olsun.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑