Kuzey Denizi’nin incisi…

https://www.hafta.com.tr/kuzey-denizinin-incisi-47600

(12.04.2025)

Hakan Atis

Türkiye’de ne zaman maviliklerden söz edilse, ‘Biz denizci millet değiliz’ veya ‘Bu kafayla nasıl denizci olunur?’ diye başlayan uzun tartışmalar yaşanır. Bu tartışmalar çoğunlukla sonuca ulaşmaz. Çünkü… Denizcilikle ilgili yapılması gereken yasal düzenlemeler olduğu kadar, toplumun ve siyaset kurumunun desteği de önemlidir. Sözün özü, bu konu hem eğitim hem de gönül verme meselesidir.

Örnek mi istiyorsunuz? Sizlere Norveç’i anlatayım. Denizcilik kültürlerine özenmemek elde değil.

Bir ülke düşünün, her köşesi cennet gibi… Dahası, insanları doğuştan denizci. Abartmıyorum. Bu düşüncemin gerçekliğini, Ankara’da medya yöneticiliği yaptığım 2000’li yılların başında defalarca yaşadım. Başkentin diplomasi çevrelerinde ve resepsiyonlarında tanıştığım Norveçlilerin hepsi son derece saygılı, açık sözlü ve deniz sevdalısıydı. Eminim bugün de durum değişmemiştir. Çünkü… Mavi tutku onlar için vazgeçilmez bir yaşam kültürüdür.

Bunun kökeni Viking Çağı’na (MS 800-1050) kadar uzanıyor. Tarihin sisler bulvarında yüzlerce yıl boyunca gelişen denizcilik bilinci, 19. yüzyılda buharlı gemilerin devreye girmesiyle Norveç’i dünya ticaretinde ön plana çıkardı. “Siyah altın” olarak bilinen petrolün keşfiyle birlikte denizaşırı ticaret yetenekleri ve gemi inşa sektörlerindeki güçleri sayesinde denizcilikte altın çağlarını yaşadılar. Bugün hâlâ bu başarı devam ediyor.

Sözün özü, denizcilik bilinci ve tutkusu; Kuzey Işıkları’na kucak açan bu güzel ülkenin hem coğrafyasına hem de toplumsal genlerine işlemiş durumda. Nitekim günümüzde dünya deniz ticareti filosunun en az %10’u onlara ait. Bitmedi… Sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığında da bildiğim kadarıyla küresel lider konumundalar.

Norveç, mavi kültürü öylesine akıllıca ve organize biçimde değerlendiriyor ki hayran olmamak elde değil. Çeşitli kaynaklara göre bu sektör, ülkede yüz binlerce insana istihdam sağlıyor. Ayrıca, gemi ve deniz teknolojisi ihracatları sayesinde her yıl milyarlarca dolar gelir elde ediyorlar.

DENİZ TİCARETİ

Kuzey Avrupa’nın parlayan incisi Norveç, mavi kültürü yalnızca ticaretle sınırlamıyor. Onlar için deniz, vazgeçilmez bir yaşam biçimi. Her yıl düzenlenen optimist, laser ve offshore yarışlarıyla deniz tutkularını canlı tutuyorlar. Elbette sadece bunlarla da sınırlı değil. Sörf, kiteboard, kürek ve kano gibi birçok deniz sporunda da söz sahibiler.

Ancak… Benim en çok hayran olduğum konu, ilkokullarda yelken eğitiminin verilmesi.

Yeri gelmişken belirtmek isterim ki Norveç üniversiteleri dünya sıralamalarında genellikle ilk 400 içinde yer alıyor. Ülkede denizcilik, yükseköğretim düzeyinde hem teorik hem de pratik anlamda mükemmel şekilde öğretiliyor ve yaşatılıyor. Türkiye’de de bu misyonu başarıyla sürdüren Piri Reis Üniversitesi’ni tebrik etmek gerekir.

“Nasıl denizci ülke olunur?” sorusuna Norveç’i örnek göstererek cevap vermeye devam edeyim. Ticari denizcilik sektöründe adeta bir devden söz ediyoruz. Kısa adı NMA olan Norveç Denizcilik İdaresi, ülkede güvenlik ve çevre standartlarını son derece titiz bir şekilde denetliyor. Bu sayede sektörde neredeyse hiçbir sorun yaşanmıyor.

Düşük karbonlu gemilere sağlanan vergi indirimleri ve Oslo, Bergen ile Stavanger limanlarında sergilenen balıkçılık, petrol taşımacılığı ve cruise turizmiyle mavi kültürü ülke geneline yayıyorlar. Kuzey Işıkları’na düzenlenen gemi turları sayesinde her yıl on binlerce turisti ağırlıyor, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan fiyortlarıyla da dünyayı büyülüyorlar.


SPOR ALANINDA

Gelelim işin sportif boyutuna. Söz konusu Norveç olunca, şapka çıkarmamak elde değil. Örneğin, dünyanın en önemli denizcilik yarışları arasında yer alan İsveç kökenli “Gotland Runt” için önemli destekler veriyor, yarışın Norveç ayağına ev sahipliği yapıyorlar.

Dahası; Oslo Fiyort Yarışları ve Bergen Sea Challenge gibi etkinliklerle, amatörlerden profesyonellere, yaşlılardan genç yeteneklere kadar herkesin denizle bağ kurmasını sağlıyorlar. Bitmedi… Bergen Sail Week gibi festivallerle deniz tutkunlarını bir araya getiriyorlar.

Lofoten Adaları, Bergen-Stavanger fiyortları ve Tromsø gibi yelken rotalarında, dünyanın önde gelen kaptanları ve yelken meraklılarına ev sahipliği yapıyorlar. Viking mirasını, yeşil denizcilik ve sürdürülebilirlik vizyonuyla dünyaya örnek olacak şekilde yaşatıyorlar. Özenmemek mümkün mü?

Gelelim teknelerine… X-Yachts gibi firmalar performans odaklı yelkenliler üretirken, Batservice 1948’den bu yana özel yat ve gemi imalatında dünya çapında tanınmış markalar arasında. Windy, Fjord, Marex, Saga, Nordkapp, Colin Archer, Agder Boat, Joda, Goldfish gibi markalar ise Norveç’in motorlu yat, gezi teknesi, sürat botu ve yelkenli tekne sahnesini adeta bir yıldızlar geçidine çeviriyor.

Benim favorim ise hiç şüphesiz Colin Archer. 1921 yılında hayatını kaybeden bu saygıdeğer gemi mimarının adını taşıyan yelkenliler, beni adeta bulunduğum yerden alıp masmavi diyarlara götürüyor.


ÖRNEK ALINMALI

Uzun lafın kısası sevgili okurlar, Norveç halk deyimiyle tam anlamıyla denizciliğin ve denizcilerin ülkesi. Bu kadim kültür, toplumun genlerine işlemiş durumda.

Yeri gelmişken Norveç’e el sallayıp Türkiye’ye dönelim mi? Soru şu: Biz de denizci bir millet olabilir miyiz?

Coğrafi konumumuz son derece uygun. Dünya çapında usta yelkencilere, deniz insanlarına, gemi ve tekne üretim merkezlerine sahibiz. Ancak, amatör denizcilerin bağlama, kışlama ve çekek alanı sorunları sürdükçe, daha çok bekleriz.

Ben her şeye rağmen umutluyum. Bir bakarsınız gün gelir, mavi kültürü tam manasıyla özümser ve ilköğretim çağlarından itibaren toplumumuza yayarız. Neden olmasın…

Gelecek hafta yeniden buluşmak üzere, pruvanız neta, rüzgâr kolayınıza olsun.
Esen kalın.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑