
https://www.hafta.com.tr/denizlerde-made-in-turkey-ruzgari-50608
Resmi adı Çin Halk Cumhuriyeti. Küresel ekonomi liginde Asya’nın devi olarak biliniyor. Son yıllarda mavi gücüyle oldukça dikkat çekiyor. Bu son derece doğal. Çünkü Güney Kore, Japonya, Vietnam ve Filipinler’le deniz sınırına sahip olması onu kaçınılmaz olarak denizci bir ülke yapıyor.
(01.06.2025)
Hakan Atis

Son yıllarda başta otomotiv olmak üzere pek çok sektörde Türkiye pazarına yönelen Çin, denizcilik alanında da üretim ve rekabet gücüyle önemli hamleler yapıyor. Başka bir deyişle, böyle giderse Çin, yerli sanayicilerimizi hayli zorlayacak. Bu nedenle pek çok firma, ticaret dünyasının sert sularında güç birliği yaparak çıkış yolu arıyor. Hükümetin gelişmeleri yakından takip etmesi ve başta teşvikler olmak üzere destekleyici yöntemlerle denizcilik sektörüne orta ve uzun vadeli moral aşılaması, can suyu taşıması büyük önem taşıyor. Sanayicilerimiz, ekonominin küresel fırtınaları ve bunların ülkemize yansımaları konusunda oldukça deneyimli ve antrenmanlı. Yeter ki sunacakları öneriler ekonomi yönetimi tarafından dikkate alınsın. Bu gerçekleşirse “Made in Turkey” yazan ürünler, her alanda olduğu gibi denizcilikte de dünyaya meydan okur!
Şimdi konuyu biraz daha somutlaştıralım…

Olmazsa Olmaz…
Güncel olduğu için Çin örneğinden devam etmek istiyorum. Deniz şanzımanları alanında da Türkiye pazarında etkin olmak için büyük bir çaba gösteriyorlar. Fiyat, kalite, teslimat hızı gibi tüketici açısından etkili unsurları son derece bilinçli kullanıyorlar. Bir başka deyişle, Türk ürünlerine yönelik talebi kendilerine çekmeye çalışıyorlar. Günümüzün rekabet dünyasında bu durum son derece doğal! Önemli olan, yerli sanayicilerimizin ne yaptığı veya yapması gerektiği. Onlar da boş durmuyor elbette…
Çin, son 35 yıl içinde ihracat odaklı ekonomik açılımlarının meyvelerini toplarken, sanayicilerimiz de özellikle iç pazarda buna karşı koymak için ciddi bir performans sergiliyor. Denizcilik sektöründe faaliyet gösteren ay yıldızlı şirketlerin Ar-Ge konusundaki iştahları en büyük avantajımız. Çünkü yeniliğe açıklar ve bu konuda neler yapabileceklerini sürekli araştırıyorlar.

Konuya deniz şanzımanlarından girdim, devam edeyim. Deniz taşıtlarının verimliliği, manevra yeteneği ve güvenliği açısından kritik bir parçadan söz ediyoruz. İşin teknik kısmı bir yana, Çin’in bu alandaki büyümesine ve iç pazarımızda baskın olmaya başlamasına dikkat çekmek istiyorum. Asya’nın devi, uygun fiyatlı ve orta segment şanzımanlar üreterek neredeyse tüm dünyaya satıyor. Bu durumu analiz eden sektör temsilcilerimizin önümüzdeki aylarda kamuoyunu, siyaset ve ekonomi çevrelerini bilgilendirmek için organize çıkışlar yapacağını düşünüyorum.
Çin kuvvetli geliyor, hatta geldi! Mavi dünyanın Türk şirketleri bu durum nedeniyle “Rekabete hazırız. Ancak sektörün sorunları ivedilikle çözülmeli” mesajını güçlü bir şekilde vermeye hazırlanıyor. Ne demişler, birlikten kuvvet doğar. Yolları açık olsun.
Durum Tespiti…

Bu yaklaşımı önemsiyorum. Çünkü söz konusu Türkiye olunca gerisi teferruattır. Gelişmeleri bu inançla yakından izleyen Baysan Marine ve Uygar Makine Sanayi A.Ş.’nin ileri görüşlü yaklaşımlarını dikkate değer buluyorum. Küresel rekabetin yıldız şirketleri, İMES ve Tekirdağ Organize Sanayi Bölgesi’ndeki modern tesislerinde 5 HP’den 1000 HP’ye kadar 10 farklı tipte hidrolik deniz şanzımanı ve 250, 350, 400 HP aralığında 5 modelde mekanik şanzıman üretimi gerçekleştiriyor.

Bir başka deyişle, ay yıldızlı yerli üreticilerimiz Çin menşeli ürünlerle de rekabet etmeye devam ediyor. İşleri kolay değil; ancak deneyimleri ve kararlılıkları her güçlüğü aşacak düzeyde. İş dünyasının başarılı isimlerinden Hakan Gülbay da bu sürece katkı sağlayanlardan. Deneyimli yönetici özetle şunları söylüyor: “Türkiye’nin denizcilik sektöründe güvenilir, yenilikçi ve yüzde 100 yerli üretim gücüyle öne çıkan çözüm ortağı olma hedefimize doğru emin adımlarla yürüyoruz. Ancak son yıllarda Çin kökenli düşük maliyetli ürünlerin iç pazara yönelmesiyle oluşan rekabet baskısı sanayicilerimizi oldukça zorluyor.”
Sözün özü, Baysan Marine ve Uygar Makine A.Ş.’nin kaliteli ürünleri ABD başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde tercih edilirken, Çin ürünleri de sessiz sedasız Türkiye piyasasında yaygınlaşıyor. Çünkü bu ülke, yüzde yüz devlet destekli politikalarıyla sanayicilerine yol açmaya devam ediyor. Ankara’nın bu sesleri duyması için denizcilik sektörünün kamuoyuna gelişmeleri iyi anlatması gerekiyor.
Dilerim başarırlar. Gelecek yazıya kadar esen kalın.
Yorum bırakın