Verimli toprakların yeşil altını…

https://www.ekonomim.com/yazar/hakan-atis/1465

(02.06.2025)

Hakan Atis

Bahçelerimizin göz alıcı olmasını sağlayan çimlere çoğu zaman basıp geçilir! Oysa insanoğlu, ayaklarının altında dev bir sektör olduğunu bilmeli. Çünkü tohum, bakım ürünleri, sulama sistemleri ve benzeri unsurları kapsayan bu sektör, günümüzde dünya genelinde ekonomiye yaklaşık 150 milyar dolar civarında bir katkı sağlıyor. Türkiye de sektörde adından söz ettiren ülkeler arasında yer alıyor. Yeşil altına yatırım yapan girişimcilerimizin desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Zira çim, deyip hafife alınmamalı. Futbol sahalarından golf alanlarına, evlerden kent parklarına kadar renk katmadığı yer yok. Ülkemizde geçen yılın verilerine göre tahmini 100-150 milyon dolar civarında bir pazardan söz ediyoruz. Antalya, İzmir, Yalova ve Sakarya’da üretim yapan başarılı şirketlere sahibiz. Küresel ısınma nedeniyle su sıkıntısı gündeme gelince, suni olarak üretilen çimler de oldukça gözde oldu. Yapay kaplamaların sadece spor sahalarında oluşturduğu pazarın büyüklüğü ise 500 milyon TL civarında. Bu bile, verimli topraklarımızda yeşil altın üretiminin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Yeri gelmişken söyleyeyim: bu tanım bana ait, madencilik sektörüyle karıştırılmasın…

Konuya dönecek olursak, edindiğim bilgilere göre Osmanlı’da çim ve yeşil alan kültürü özellikle 19. yüzyılda Batılılaşma etkisiyle saray bahçeleri ve gösterişli köşklerde dikkat çekmeye başladı. Cumhuriyetin ilanından sonra çim kullanımı, büyüyen kentlerin halka açık sosyal alanlarında ve 1950’lerden itibaren moda haline gelen yazlık konutlarda ve sitelerde yaygınlaştı.

Yeşilçam’ın mahalle sinemalarıyla hayatımıza giren, her biri günümüzün sabun köpüğü yıldızlarına (!) inat unutulmayan Hulusi Kentmen, Hüseyin Baradan, Nubar Terziyan, Necdet Tosun, Ayhan Işık, Belgin Doruk, Ediz Hun, Tarık Akan, Münir Özkul, Adile Naşit ve daha nicelerinin filmlerinde yer alan o güzelim köşklerin ve villaların yemyeşil bahçeleri unutulabilir mi? Ya da şöyle sorayım: Özellikle hafta sonları sevdikleriyle piknik yapmayı, çimenlerin üzerinde top oynamayı, ip atlamayı, güreş tutmayı kim sevmez? İşte bu nedenle çim, hayatımızın renk skalasında her zaman kendine has bir yere sahip.

Bilimsel Çalışma

Hal böyle olunca İzmir merkezli Anadolu Çim Limited Şirketi’nden söz etmemek haksızlık olur. Zira, sektörde 2007’den bu yana yüzde 100 Türk sermayeli olarak başarılı işlere imza atıyorlar. İş dünyasının saygın isimlerinden Birol Caran tarafından uzun yıllar önce ülke ekonomisine kazandırılan Anadolu Çim, günümüzde Genel Müdür Serhat Aksu’nun kaptanlığında geleceğe yürüyor.

İç piyasaya ‘Fertiline’, ‘Tahoma’, ‘Tifsport’ ve ‘Suncare’ gibi kaliteli markalar sunan kuruluş, küresel ısınma gerçeği karşısında bilime güveniyor. Bu nedenle Anadolu Çim, Antalya Akdeniz Üniversitesi ile birlikte Avrupa’da örneği olmayan bir ıslah çalışmasını 5 yıldır kararlılıkla sürdürüyor. Prof. Dr. Nedim Mutlu ve Prof. Dr. Songül Mutlu’nun yol göstericiliğinde, çok yüksek kuraklık dayanımına ve trafik toleransına sahip ‘Survivor’ çeşidinden mutasyon uygulamasıyla bodur ve daha ince dokulu formlar elde edilmesi hedefleniyor.

Başarı Öyküsü

Sözün özü, TÜBİTAK destekli ve umut veren önemli bir projeye imza atıyorlar. Onları tebrik ediyorum. İşleri her daim Ege’nin ballı incirleri gibi bereketli olsun. Anadolu Çim’in Genel Müdürü Serhat Aksu da kısaca şunları vurguluyor:

“Türkiye’nin birçok spor tesisinde ürettiğimiz çimler kullanılıyor. Örneğin, Timsah Arena’da kale önleri, Bursaspor’un Özlüce Tesisleri, Göztepe ve Adana Demirspor’un iki antrenman sahası gibi. Üç ana alan olan ‘Bitki Besleme’, ‘Tohumculuk’ ve ‘Peyzaj’ iş kollarında 2007’den bu yana Caran Grup bünyesinde hizmet sunuyoruz. Kaliteli ürün, organik kimya ve sağlıklı hayatlar ilkesiyle yola çıkan şirketimiz, günümüzde her biri alanında uzman teknik satış ve Ar-Ge ekibiyle hayatlara dokunmaya devam ediyor. Mutlu çiftçiler, sağlıkla ve güvenle büyüyen çocuklar ve yarattığı keyif veren yeşil alanlar ile hayatın her alanında fark yaratmayı hedefleyen Anadolu Çim, aynı zamanda ülkemizde birbirinden güçlü markaları ile bitki besleme, tohum ve çim sektörlerinde yaşamı zenginleştiriyor.”

Başta duayen sanayici Birol Caran olmak üzere, emeği geçen herkesi kutluyorum. Anadolu Çim, verimli topraklarımızın güzel süsü olan yeşil altın konusunda güçlü bir profile sahip. Dilerim, sahip oldukları bu pozitif imajı özel iletişim ve marka ilişkileri projeleriyle kamuoyunda daha da güçlendirirler. Zira algı çağında yaşıyoruz, öyle değil mi? Sözün özü değerli okurlar, Anadolu Çim, ünü İzmir’den Türkiye’ye yayılan bir başarı öyküsü. Yolları açık olsun. Haziran sayımızda yeniden buluşuncaya kadar, esen kalın.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑