Çeşmeli Jeanne d’Ark daha ne yapsın?

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/cesmeli-jeanne-darc-daha-ne-yapsin/840032

(08.09.2025)

Hakan Atis

Genç yaşına rağmen son derece kararlı, hayata karşı duruşu net. Adalet ve sosyal paylaşım kavramları yaşamının nirengi noktası. Henüz 30’larının başında olmasına rağmen 15 yıldır aktif siyasetin içinde. Önce izleyen, öğrenen, pişen bir roldeydi. 2024 yerel seçimlerinden bu yana ilçesinde yerel siyaseti etkileyen, yön veren kanaat önderi konumunda.

Sol siyasetin geleceğinde adından sıkça söz ettireceğine, CHP’nin ‘yıldızlar karması’nda yer alacağına eminim. Açık sözlü; makam hırsı ya da koltuk beklentisiyle değil, cesaretiyle ön plana çıkıyor. Genlerinde yılmamak, meydan okumak ve başarmak var. Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’den söz ediyorum.

Oy verdiği politikacıların çoğu kez kendisine sırt çevirmesine alışkın toplumumuz için deyim yerindeyse ‘iki numara büyük’ bir profil. Damarlarındaki kan hızlı akıyor; bu yüzden enerjisi, halkla diyaloğu, özgüveni ve analitik bakış açısı maksimum düzeyde. Yeri geliyor, ülkesi ve toplumu için Fransa’nın koruyucu azizesi Jeanne d’Arc gibi güçlüklere ön saflarda tepki gösteriyor. Yılmıyor, savaşıyor, mücadele ediyor. Ancak tarihi figürden daha soğukkanlı ve dikkatli.

Slogan siyasetini sevmiyor; çözüm odaklı, gerçekçi yaklaşımlar ona daha uygun. Tez canlı, atak, dobra ve samimi. Bu nedenle gerektiğinde elini taşın altına koyup sorunların çözümü için sorumluluk üstleniyor. Geri adım atmayı değil, mantıklı ve adil uzlaşıları tercih ediyor.

Çevresinde alanlarında uzman pek çok değerli isim var. İtibar yönetiminin bilgesi Salim Kadıbeşegil bunların başında geliyor. Yakın zamanda iletişim dünyasının duayenlerinden Prof. Dr. Murat Barkan’la da bir kahve içebilir; böyle bir buluşma sürpriz sayılmaz. Akademi dünyasının önde gelen bu isminin Çeşme’ye değerli katkılar sunabileceğini düşünüyorum. İlçenin vizyonuna ivme kazandıran, esin kaynağı olan başka isimler de var; ancak temayı dağıtmamak için tek tek sıralamayacağım.

Gelelim konumuza… Hazır mısınız?

Gerçek Oldu

Takvimler 1962 yılını gösteriyordu. Şiir, roman, deneme ve tiyatro alanlarında kalıcı izler bırakan Necati Cumalı’nın, avukatlık yıllarında edindiği sosyolojik izlenimlerden yola çıkarak kaleme aldığı eser, usta yönetmen Metin Erksan’ın dikkatinden kaçmadı. Erksan hemen kolları sıvadı ve sonrası malum… Urla’nın aydınlık insanlarla dolu Bademli Köyü’nde çekilen film, 1963 yılında beyaz perdeyle buluştu.

Film büyük ses getirdi; bir yıl sonra Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Büyük Ödülü’nü kazandı. Toplumsal yaşamdaki sınıfsal mücadeleyi ve şiddetin karanlık yüzünü su paylaşımı üzerinden anlatan ‘Susuz Yaz’ böylece unutulmazlar arasına girdi.

Ne var ki, hayat kaynağımıza yönelik kesintiler dönemi 2025 yazında Çeşme’de yeniden gündeme geldi. Musluklardan gelen sinir bozucu ‘tısss’ sesleri, nöbetleşe doldurulan kovalar, ha geldi ha gelecek bekleyişleri ve dibi görünen, film platosuna dönmüş Kutlu Aktaş Barajı… ‘Susuz yaz’ evlerimizin zorunlu misafiri oldu.

Oysa bu konu, süreç yaşanmadan aylar önce Lâl Denizli tarafından her platformda dile getirilmişti. Çeşme’nin Jeanne d’Arc’ı daha ne yapsın? Yağmur bulutlarının vanası elinde değil ki! Fakat kaçınılmaz son pat diye kapıyı çaldı. Sorun, ilçe sakinleri ve turizm sektörü açısından hayli sıkıntılı haftalar yaşanmasına neden oldu.

Ağustos sonunda bu yazıyı okuduğunuzda büyük ihtimalle sorun aşılmış olacak. Dilerim Eylül’e sarkmaz!

Ekonomik Tablo

İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün 2023 yılı raporuna göre:

• İşletme Belgeli: 87 tesis, 4.865 oda, 10.162 yatak

• Yatırım Belgeli: 30 tesis, 1.913 oda, 4.819 yatak

• Basit Konaklama Tesisi: 582 tesis, 7.453 oda, 15.683 yatak

Toplamda 697 tesis, 14.279 oda ve 30.640 yatak kapasitesi ile Çeşme, iki yıl önce turizmden ülke çapında 56,7 milyar dolar gelir elde eden Türkiye için çok önemli bir merkez. Ve öyle olmaya da devam edecek.

Veriler şüphesiz artış yönünde. Ayrıntılı bilgi almak isteyenler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tablolarını inceleyebilir.

Böylesine kritik bir merkezin yaşadığı susuzluk sorununu çözmek ise Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) görevi. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı olan DSİ, Çeşme’de yaşanan sorunu çözmek için hızla harekete geçti. Siz bu satırları okurken büyük ihtimalle çözüm sağlanmış olacak. DSİ 2. Bölge Müdürlüğü ve İz-Su Genel Müdürlüğü ekiplerinin yapıcı çabalarını tarihe not düşmek gerek.

Sonuç olarak; suyun ve kamu hizmetlerinin siyaseti olmaz. Bu konularda kim taş üstüne taş koyarsa, yolunu açmak, alkışlamak ve desteklemek gerekir.

Ekonomi’nin Eylül sayısında yeniden buluşmak üzere, esen kalın.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑