Kurumların yıldızının parladığı anlar…

https://www.ekonomim.com/yazar/hakan-atis/1465

(03.01.2026)

Hakan Atis

İş dünyasının zorluklarla dolu liginde, sahip olunması gereken temel değerlerin başında itibar ve güven gelir. Bu iki kavram kolay elde edilmez. Zirvede olmak elbette memnuniyet vericidir; ancak asıl önemli olan, başarıyı ve saygınlığı sürdürülebilir kılabilmektir.

Bununla da yetinmek mümkün değildir. Deneyim, Ar-Ge bilinci ve teknolojik üstünlük; insana saygı, nitelikli personel ve yönetici kadroları; finansal güç, dünyayla uyum ve tüketici haklarına duyarlılık gibi unsurlar da en az itibar kadar önemlidir. Küresel ölçekte bu değerleri başarıyla temsil eden Koç Topluluğu, Arkas Holding, Türk Hava Yolları ve Yaşar Holding gibi güçlü kurumlara sahip olmamız ülkemiz adına önemli bir kazanımdır.

Bu sayıda ele almak istediğim ana tema ise sağlık sektörünün kalbi sayılan hastaneler. Okur mektupları bu konuyu yazmamı adeta kaçınılmaz kıldı. Gerçekten de sağlık sektörü, ölçeği ve stratejik önemi açısından Türkiye için son derece kritik bir alan.

Bana göre hastaneler; hayat defterlerine son cümlelerini yazanların değil, şifayı, umudu ve mutluluğu yeniden keşfedenlerin adresi olmalıdır. Ülkemizde bu anlayışı başarıyla hayata geçiren kuruluşlar var. Amerikan Hastanesi, İ.E.Ü MedicalPoint, Koç Üniversitesi Hastanesi, Liv Hospital ve Acıbadem bu örneklerden yalnızca birkaçı.


Sayısal tablo

T.C. Sağlık Bakanlığı’nın 2024 verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 1.560 hastane bulunuyor. Bunların 859’u Sağlık Bakanlığı’na bağlı, 75’i üniversite hastanesi statüsünde. Dünya ile yarışan özel hastanelerimizin sayısı ise 626 olarak ifade ediliyor. Bu rakamların, kamunun ve özel sektörün yatırımlarıyla her yıl arttığını da özellikle belirtmek gerekiyor.

Paylaşılan bu veriler, sağlık ordumuzun mevcut gücünü ortaya koyması açısından son derece önemli. İşin püf noktasına geldiğimizde tablo daha da dikkat çekici hâle geliyor. TÜİK’in 2023 verilerine göre Türkiye’nin sağlık turizminden elde ettiği gelir 2,1 milyar dolar seviyesinde. Geçtiğimiz yıl için belirlenen hedefin 5 milyar dolar olduğunu da vurgulamak isterim.

Uzun lafın kısası; Türkiye, hastaneleri ve uzman insan kaynağıyla bölgesinde ciddi bir oyun kurucu konumunda. Sorunlar yok mu? Elbette var. Bazıları trajikomik, bazıları düşündürücü. Buna rağmen iyimserim. Çünkü bu sektörün artıları, eksilerinden çok daha fazla.

Eskilerin güzel deyişiyle marifet iltifata tabidir. Hal böyle olunca, başarılı bulduğum bir örneği yazmam kaçınılmaz oldu: İ.E.Ü MedicalPoint Hastanesi.


Kişisel deneyim

İçinde bulunduğumuz yıl, eşimin zorlu ve stresli bir hastalığı nedeniyle İzmir’deki çeşitli hastanelerde günler süren zorunlu yatışlar yaşadık. Bu süreç, devlet ve üniversite hastanelerinin yanı sıra özel sağlık kuruluşlarını da yakından tanımama vesile oldu. Bu nedenle değerlendirmelerimi, bizzat yaşadığım tecrübelere dayanarak yapıyorum.

İ.E.Ü MedicalPoint Hastanesi’nde her seferinde aynı tıbbi kaliteyle, güler yüzlü hizmetle, kurumsal bir özen ve ciddiyetle karşılaştık. Bu yazıyı, alkışı fazlasıyla hak ettiklerine inandığım için kaleme alıyorum.


Kurumsal geçmiş

İ.E.Ü MedicalPoint Hastaneleri, kökleri Batman ve Gaziantep’e uzanan, İzmir’de ise sağlık sektörünün devler ligine güçlü bir imza atan bir yapı. Günümüzde Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba liderliğinde önemli başarılara ev sahipliği yapıyor.

Bunlardan bazılarını sıralamak gerekirse:
– Keizen Award Türkiye birinciliği
– Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesine üç kez girmeleri
– Gastroenteroloji ve girişimsel radyolojide hibrit uygulamalar
– Gaziantep’e bölgenin ilk özel çocuk kemik iliği ünitesinin kazandırılması
– Onkolojik cerrahide erken teşhis ve ileri teknolojiyle multidisipliner tedavi anlayışı
– Sağlıkta 5.0 vizyonunu benimseyen hastanelerden biri olmaları

Başarı ve gurur listesi uzayıp gidiyor.


Önemli bir adım

Yaşar Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi, sahip oldukları nitelikli akademik ve idari kadrolarla gençlerimizi geleceğe taşıyan çok değerli kurumlar. Kurumsal varlıkları kentimiz için fevkalade önemlidir.

Somut bir örnek vermek gerekirse; İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener’in öncülüğünde, MedicalPoint İzmir Hastanesi ile imzalanan iş birliği anlaşması, Ege’nin incisi İzmir’de sergilenen güçlü bir ortaklığın somut göstergesidir. Bu nedenle Karşıyaka Yeni Girne’de yer alan modern sağlık üssünün girişinde her iki kurumun adının birlikte yer alması son derece anlamlıdır.

Son olarak bir not daha düşmek isterim. Sergiledikleri insani duyarlılık, ciddiyet ve başarı nedeniyle başta Gözde Elbay, Fikriye Yeltetik ve Gökçe Adar Çubukçuoğlu olmak üzere tüm çalışanları gönülden kutluyorum.

Yazımın başlığını, Stefan Zweig’in İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar adlı eserinden esinlenerek koymuştum. Sanırım şimdi bu seçimin nedenini daha iyi anladınız. Aynı durum kurumlar için de geçerli. İ.E.Ü MedicalPoint Hastanesi, parlayan yıldızlarıyla bunun çok güzel bir örneği.

Yolları açık olsun.
Ekonomi Ege’nin Aralık sayısında yeniden buluşmak dileğiyle, esen kalın.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑