
https://www.hafta.com.tr/kuzeyin-incisi-66406
Kuzey’in yıldız kentlerinden Ordu’da son yıllarda yelken, kano ve sörf oldukça gözde. Mavi kültür açısından son derece önemli olan bu büyük değişimin mimarı, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler’i kutluyorum.
(04.01.2026)
Hakan Atis
Ordu, Türkiye’nin cennet köşesi Karadeniz’de keşfedilmeyi bekleyen mavi bir inci gibidir. Aslına bakarsanız her türlü övgüyü de fazlasıyla hak eder. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler’in siyasi tecrübesi ve ekibiyle birlikte ortaya koyduğu vizyon, son yıllarda kente ciddi bir dinamizm kazandırmıştır. Sözün özü, kuzeyin mavi incisi Ordu’yu ülke genelinde oldukça popüler hâle getirmiştir.

Son sözümü baştan söyleyeyim: Ordu’da Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler’in enginlere yönelik sevgisi, geleceğin sporcularına önemli fırsatlar sunuyor. Eskilerin güzel deyişiyle marifet iltifata tabidir. Emeği geçenlerin tümünü gönülden kutluyorum.

Bizleri mavi düşler atlasının sayfalarında diyar diyar gezdiren, ruhlarımıza denizin tuzunu ve rüzgârın serinliğini aşılayan Sadun Boro da cennet kentimizi uzun yıllar önce keşfeden ustalarımızdan biridir. Bu nedenle Kısmet’in Dümen Suyunda adlı eserinde tanık olduğu nefes kesen güzelliği şu sözlerle anlatır:
“Kışlaönü’nden sonra deniz kenarında küçük Çeşmeköy…
Çam Burnu’ndan itibaren irili ufaklı koylar, plajlar Yasun Burnu’na kadar peş peşe sıralanmış.
Sonra yolumuz, Karadeniz’de gördüğümüz en şirin ve güzel barınağa, Yalıköy’e geldi…”
Ben de Karadeniz’i ne zaman özlesem, Sadun Boro’nun bu unutulmaz satırlarıyla birlikte Ordu gelir aklıma. O an kendimi Ümit Tokcan’dan Kamil Sönmez’e, Tuğrul Şan’dan Soner Arıca’ya uzanan bir yıldız yağmurunun altında bulurum. Keyif şemsiyemi açar, notaların coşkusuyla hayata “merhaba” derim. Ardından birbirinden güzel koylar ve yemyeşil doğa düşlerimde taht kurar.
Yıllardır hep şunu düşünürüm: “Doğası, denizi ve insanıyla benzersiz olan bu muhteşem kentte mutlu olmamak mümkün mü?” Elbette değil!
Vakti zamanında Oğuzların bir kolu olan Çepni Türklerinin de yerleştiği, görkemli tarihi M.Ö. VII. yüzyıla kadar uzanan bu modern şehrin huzur katsayısını daha da artırmayı hedefleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler, önemli işlere imza atıyor. Nitekim beş yıl önce, yelken ve kano branşlarını kapsayan OBB Su Sporları Eğitim Tesislerini hayata geçirdi.
Mavi kültür
Ardından Gülyalı’da; 400 kişilik tribünü, foto-finiş kamerası, portatif iskeleleri ve 300 metrelik kayıkhanesi bulunan modern bir su sporları merkezini Karadeniz’e kazandırdı. Dahası, tekneleri farklı ülke ve firmalardan temin etmek yerine, büyükşehir belediyesi bünyesinde imal ettirdi.

Günümüzde TM armalı onlarca optimist, kano, laser ve eğitim kanosundan oluşan geniş bir filoya sahipler. Barbaros’un torunlarının Ordu sularında yetişmesini hedefleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler, deniz sporlarına yönelik çalışmaları yakından takip ediyor.
Hayata geçirilen projelerin Karadeniz’den daha fazla yararlanmayı amaçladığını belirten deneyimli siyasetçinin sözleri not defterime şöyle yansıyor:
“Yelken ve kano branşlarımız, bünyemizde bulunan antrenörlerimiz ve eğitmenlerimiz tarafından ücretsiz olarak sürdürülüyor. Altınordu ile sınırlı kalmadık; Gülyalı, Fatsa ve Ünye’de de gençlerimize her türlü imkânı sunuyoruz.
Hatta denize kıyısı olmayan ilçelerimizde bile bayrağımızı dalgalandırıyoruz. Gölköy’deki Ulugöl, Aybastı’daki Perşembe Göleti ve Mesudiye’deki Topçam Barajı’nda su sporlarına yönelik etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar yelken ve kanoda yüzlerce sporcuya eğitim verdik.”
Huzur şehri
Başta Giresun olmak üzere komşu illerden gelen çok sayıda lisanslı sporcuya da eğitim verdiklerini belirten Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Güler’in coşkusu, takdir etmemeyi imkânsız kılıyor. Kendisiyle, SHOW TV Ankara Temsilcisi olduğum yıllarda, başkentin sisli politika koridorlarında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptığı dönemde tanıştım. O günden bu yana sergilediği politik etkinliği ve başarıyı takdirle izliyorum. Yolu açık olsun. Ona Karadeniz’in yiğit ve çalışkan evladı demem boşuna değil; çünkü bunu fazlasıyla hak ediyor.

Sadede geleyim… Ordu’ya, onun sözleriyle veda vakti:
“Yelkencilik kültürünü her yaş grubuna aşılamaya çalışıyoruz. Bünyemizde imal edilen tekneler, diğer illerde de ilgi görüyor. Hayata geçirdiğimiz projelerle denizden daha fazla istifade etmek ve kentimizi onunla daha da yakınlaştırmak istiyoruz.
Bu amaçla Şehit Temel Şimşir Vapuru’nu yeniden maviliklerle buluşturduk. Gelecek yıllarda başta yelken olmak üzere diğer su sporlarında pek çok yarışmaya ev sahipliği yapacağımıza inanıyoruz. ‘Ordu’da yelken ve kano sporu ile tanışmayan çocuk ve genç kalmayacak’ sloganıyla yolumuza devam ediyoruz.”
Sözün özü; ne yapın, edin yolunuzu Ordu’ya düşürün. Orada yaşanan değişimi kendi gözlerinizle görün. Ancak baştan söyleyeyim, mavi inciye bir gün yetmez. Doğasıyla, mutfağıyla, tarihi ve engin kültürüyle gönlünüzce keşfetmek istiyorsanız en az üç gün ayırın. Mutlu ve daha dinç döneceğinizi garanti ediyorum.

Karadeniz’i mavi yoldan keşfetmek isteyenlere gelince… Özkan Gülkaynak ve Sadun Boro’nun kitaplarını mutlaka elinizin altında bulundurun. Karadeniz’in mevsimsel değişikliklerini, limanlarını, barınaklarını ve rüzgâra kapalı koylarını haritalarınızda işaretleyin. Yöreyi iyi bilen deneyimli kaptanlarla ve Sahil Güvenlik birimleriyle mutlaka görüşün.
Sonrası size kalmış.
Pruvanız neta, rüzgârınız kolayına olsun.
Esen kalın.
Yorum bırakın