
https://www.hafta.com.tr/yazarlar/hakan-atis
(04.07.2026)
Hakan Atis
Birkaç yıl önce Türkiye’nin turizm okulu sayılan Çeşme Altın Yunus Oteli’nin terasında sohbet ettiğim Ahmet Nazmi Eker, denizcilik tutkusundan uzun uzun söz etmişti. Türkiye Açıkdeniz Yat Yarışı Spor Kulübü Komodoru olan deneyimli ismin konuya hâkimiyetini ve geleceğe yönelik planlarını dikkat çekici bulmuştum.
Bu haftanın konularına başlamadan önce, sağlık nedeniyle ara verdiğim mavi yazılarıma yavaş yavaş döneceğimi, Pruva’nın kendine has gündem belirleme özelliğine yeniden kavuşacağını müjdelemek istiyorum.
İçten ilgileri nedeniyle deniz yürekli değerli okurlarımıza, İstanbul’dan Ankara’ya, Samsun’dan Mersin’e uzanan yelken kulüplerimize ve Nasıl Bir Ekonomi Hafta’nın Yayın Yönetmeni Aslı Ağanoğlu’na teşekkür ediyorum.
Hayat güzel devam ediyor. Bundan daha keyifli ne olabilir?
Gelelim bu haftanın konularına…
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Açıkdeniz Yat Yarışı Spor Kulübü’nden güzel haberler aldım. TAYK’ın “Boğazdan Ege’ye Uzanan Bir Klasik” adını verdiği geleneksel yarış için geri sayım başladı.
Bu yılın en önemli özelliği, TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı’nın 55. yılının kutlanacak olması. Dile kolay… Bugüne kadar emeği geçenlerin tümünü kutluyorum. Vefat edenleri ise saygıyla anıyorum.
Söz ettiğim prestijli yarış, 11-14 Temmuz 2026 tarihleri arasında İstanbul-Bozcaada-Çeşme rotasında gerçekleştirilecek. Yelken camiasında “Güney Yarışı” olarak bilinen bu mavi meydan okuma, TAYK Trofesi’nin 6. ayağı olarak çok sayıda takımı buluşturacak.
Deniz ve rüzgâr tutkunlarının hünerlerini sergileyeceği uluslararası yat yarışının kamuoyu tanıtımı ise 8 Temmuz 2026 tarihinde Beşiktaş Deniz Müzesi’nde gerçekleştirilecek. 8-14 Temmuz 2026 tarihlerini kapsayan mavi maratonun iletişim çalışmaları İpek Özgüden Özen ve ekibi tarafından yürütülecek. Yolları açık olsun.
İSTANBUL’DAN ÇEŞME’YE
TAYK-AKPA 55. Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 11 Temmuz Cumartesi günü İstanbul’da start alacak. Mavi heyecan dalgası, Bozcaada ve Çeşme etaplarıyla Marmara’dan Ege’ye uzanacak.
Gece seyirleri, uzun mesafeli etaplar ve değişken hava koşullarıyla mücadele edecek yarışçılar, zamana karşı zorlu bir sınav verecek.
TAYK yetkililerinden edindiğim bilgilere göre bu yıl IRC ve Multihull sınıflarında 50 tekne yarışacak.
Uzun lafın kısası, Türkiye Açıkdeniz Yat Yarışı Spor Kulübü yeni bir coşkuya daha imza atacak. Komodor Ahmet Nazmi Eker başta olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum.
Gelelim programın ayrıntılarına…
Az önce belirttiğim gibi, 8 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Beşiktaş Deniz Müzesi’nde açılış töreni ve basın toplantısı yapılacak. 11 Temmuz Cumartesi günü İstanbul-Bozcaada etabı gerçekleştirilecek. Beyaz kelebekler 13 Temmuz Pazartesi günü Ege’nin güneyine dümen tutacak. Ayın 14’ünde ise Çeşme’de yarış finalleri ve genel klasman ödül töreni düzenlenecek.
TAYK Komodoru Ahmet Nazmi Eker, Viskomodor Selma Altay Rodopman ile Yönetim Kurulu Üyeleri Emir İçgören, Merter Özay, Zeynep Atabay ve Mehmet Ali Karamehmet çalışmaları yakından takip ediyor.
Tüm takımların pruvası neta, rüzgârı kolayına olsun.
SG KUPASI VE GENÇ YELKENCİLER

Yaz tüm güzelliğiyle hüküm sürerken yarış dünyasında da hareketli günler yaşanıyor. Nitekim Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı’nın ardından, 15-18 Temmuz 2026 tarihleri arasında TAYK Sahil Güvenlik Kupası gerçekleştirilecek.
Şampiyonaya, 2026 yılı ORC International ile ORC Club veya 2026 IRC Endorsed sertifikalı tekneler katılabilecek. ORC sertifikası olup IRC sertifikasına sahip olmayan tekneler için ise TAYK tarafından IRC GO düzenlenecek ve böylece yarışa katılım sağlanabilecek.
Yazımı tamamlamadan önce değinmek istediğim bir konu daha var.
Geçtiğimiz günlerde Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK) ve Yaşar Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen yelken müsabakaları da renkli görüntülere sahne oldu.
Yaşar Üniversitesi’nin 25. kuruluş yılı nedeniyle düzenlenen yarışın startı, Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı tarafından verildi.

Yaşar Üniversitesi takımının şampiyonluk kupasının sahibi olduğu organizasyona; Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı ve Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, EAYK Başkanı Herman Van Lierde, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Rektör Prof. Dr. Levent Kandiller ve Çeşme Marina Genel Müdürü Toker Gürer gibi tanınmış isimler katıldı.
Organizasyonun açılış konuşmasını yapan Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı şunları söyledi:
“Kurulduğumuz günden bu yana gençlerimizin yalnızca akademik başarılarına değil, kültürel ve sosyal alanlardaki gelişimlerine de büyük önem verdik. Spor, rekabetin ötesinde disiplini, dayanışmayı, ortak hedefi, birlikte yürümeyi ve centilmenliği öğretiyor. Bu nedenle öğrencilerimizin sporla bağ kurmalarını, takım ruhunu deneyimlemelerini ve kendilerini farklı alanlarda ifade edebilmelerini her zaman destekliyoruz.”
İZMİR YELKEN GÜCÜ

Bu fikri yıllardır dile getiriyorum. Kent şahane bir körfeze sahip. Yelken sporu için son derece uygun. Ancak camiada İstanbul’un sesi daha gür çıkıyor.
İşte bu nedenle Ege’nin incisindeki tüm üniversitelerin birleşerek “İzmir Yelken Gücü” adı altında yeni bir takım kurmasını ve yarışlara katılmasını öneriyorum. İstenirse bu yapının yasal dayanağı da kolayca oluşturulabilir.
Atalarımızın dediği gibi; “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”
Üniversiteler mevcut takımlarını elbette muhafaza etsin. Ancak yeni bir modelin de kimseye zararı olmaz.
İzmir’in dünyaya yönelik mesajlarında yelken branşı farklı bir cazibeye ve öneme sahip. Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak’ın İzmirli olması da önemli bir fırsat.
Önemli olan kentte spor alanında güç birliğinin sağlanmasıdır. Bu ihtiyacı 35 yıl önce de dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur ile birlikte gündeme getirmiştim. Ancak gereken ilgiyi görmemişti.
Sonuç ortada…
Bugün Göztepe’yi bir kenara koyarsak, İzmir’in spor alanında ne kadar geride olduğu açıkça görülüyor.
İşte bu nedenle Yaşar Üniversitesi’nin yelken başta olmak üzere birçok branşta sergilediği performans ve liderlik son derece önemli ve kıymetlidir. Kurumun Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller de konuşmalarında bu gerçeğin altını çiziyor.
Bu haftalık burada noktalıyorum.
Gelecek yazıda buluşmak üzere esen kalın.
Pruvanız neta, rüzgârınız kolayına olsun.
Yorum bırakın