Mavi dünya özen ve saygı ister…

https://www.hafta.com.tr/mavi-dunya-saygi-ister-83870

(01.08.2026)

Hakan Atis

Denizcilik dünyasında Koç Holding Şeref Başkanı Sayın Rahmi Koç’un yeri ve önemi farklıdır. Kendisinin denizde nezaketle ilgili düşüncelerini uzun yıllar önce kaleme almıştım. Ancak konu güncelliğini hiç yitirmedi.

Rahmi Bey, maviliklere sevdalı amatör denizciler için yol göstericidir. Bu nedenle kendisinin denizde nezaket kurallarıyla ilgili önerilerini güncelleyerek yeniden paylaşıyorum. Değerli görüşleri için teşekkür ediyor, ailesiyle birlikte sağlık, mutluluk ve maviliklerle dolu güzel bir yaz diliyorum.

Deniz ve rüzgârla saatlerce mücadele ettikten sonra sakin bir koyda demir atanların korkulu rüyası çoğu zaman enginlerin temel görgü kurallarına dikkat etmeyen diğer tekne sahipleri olur. Bu durum ülkemizde amatör denizcilerin yakındığı konuların başında geliyor.

Özellikle adına tur teknesi denilen yüzen gürültü adalarının ve ne yazık ki onları andıran bazı yelkenli ve motor yatların kıyılarımızda sergilediği tablolar an geliyor apar topar bir başka koya gidilmesine yol açıyor. Oysa işin özü saygı, bu kadar açık ve net! Evet, saygı…

Yaz sezonu bireysel deniz taşıtlarının kıyılarımızda oldukça yoğun kullanıldığı bir dönem. Geçtiğimiz günlerde gençlik yıllarından itibaren Danimarka’da yaşayan ve İskandinav kıyılarını avucunun içi gibi bilen usta kaptan, ustam ve kuzenim Tayfun Erkul’la birlikte kısa bir seyir gerçekleştirdik.

Çeşme’den Seferihisar’a motor yelken seyir hâlindeyken tanık olduklarım, denizde görgü kurallarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu nedenle amatör denizciliğin evrensel görgü kurallarını bilen ve ülkemizde mükemmel uygulayan Koç Topluluğu Şeref Başkanı Sayın Rahmi M. Koç’un görüşlerini kamuoyuyla yeniden buluşturmaya karar verdim.

Böyle bir hatırlatmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Bu nedenle sizlerle tekrar paylaşıyorum.

Geçtiğimiz yıllarda Koç Topluluğu’nun Çeşme ve Kuşadası’ndaki modern marinalarında dikkatimi çeken kitapçıklar olmuştu. Bunlardan birisi ‘Denizde Nezaket’ başlığını taşıyordu. Hâl böyle olunca edinmek ve okumak benim için kaçınılmaz olmuştu. Setur Marinas yayını olan eser değerli bilgiler içeriyor.

Ancak o konuya değinmeden önce kısaca Nazenin V’den bahsetmek istiyorum. Çünkü denizcileri teknelerinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Dahası Setur Çeşme Altın Yunus Marina’ya ne zaman bağlansa onu içimden selamlarım. Çizgileri ve tasarımı ile adeta Rönesans tablosu gibi zarif olduğunu düşünürüm.

Yeri gelmişken bir düşüncemi daha paylaşmak istiyorum… Dünya denizlerini bir önceki zarif yelkenlisi Nazenin 4 ile dümen suyunda bırakan Sayın Rahmi M. Koç’un en önemli eserlerinin başında Tuzla’daki RMK Tersanesi’nin geldiğine inanıyorum. İşleri Ege’nin bal incirleri gibi tatlı ve bereketli olsun.

Benim hayranlıkla izlediğim Nazenin V’e gelirsek… RMK yapımı. İç tasarımı Redman Whiteley Dixon (RWD) imzasını taşıyor. Adı gibi zarif 52 metrelik yelkenli, 2010 yılında Dünya Süper Yat Ödülleri’nde jüri tarafından özel ödüle layık görüldü. Günümüzde de maviliklerdeki asil duruşuyla görenleri hayran bırakıyor.

Gelelim denizde görgü kurallarına. Sayın Rahmi M. Koç şöyle diyor:

“Bir dostunuzun yatına binecekseniz davetli dahi olsanız önce müsaade isteyeceksiniz. Yata çıkınca sahibinden başka gemici veya kaptanın elini sıkarak, ona moral ve önem verdiğinizi gösterin.

Bir yata, kim olursanız olun ayakkabı ile çıkılmaz. Ayağınızdaki ayakkabının altı lastik dahi olsa çıkarmayı teklif ediniz. Yat sahibi ısrar ediyorsa çıkarıp altını silip tekrar giyin. Şayet önceden davetli olarak geliyorsanız bir çift önceden yere hiç basmamış ayakkabı getirin.”

Denizcilik ciddi iştir

Mavi sevdasıyla hepimize örnek olan Sayın Rahmi M. Koç’un önerileri bunlarla sınırlı değil. Deneyimli isim sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bir dostunuzun teknesine gecelemeye veya hafta sonunu geçirmeye gitmeniz hâlinde bavul bulundurmayın. Yumuşak bir çanta veya gemici torbası taşıyın. Muhakkak onları düşündüğünüzü gösteren küçük bir hediye götürün.

Yatacağınız yer size gösterilinceye kadar soyunup dökünmeyin. Arkadaşlarınızı iyi tanımıyorsanız teknenin yaşama âdetlerini sorun ve kendinizi ona göre hazırlayın.

Bir yatta ne misafir gibi bir kenarda oturup herkesin size servis yapmasını bekleyin ne de işgüzarlık yaparak mutfağa girip aşçıbaşı olun.

Öğleyin büfe olsun, beş çayı olsun mayoyla dahi olsanız üzerinize bir gömlek veya tişört giyin. Hanımlar tek parça mayo giyiyorsa bellerine pareo sarmaları şık olur.

Suyu dikkatli kullanın. Yat sahibine su durumunu önceden sormanız gerekir. Tuvaletlere hiçbir şey atılmaz. Şayet vana açmak gerekiyorsa işiniz bitince mutlaka kapatın.

Yatın lastik botuna sahilden binecekseniz ayakkabınızı orada çıkarın ve çıplak ayakla adım atın. Güneş yağı, havlu, mayo, gözlük, terlik, fular gibi eşyanızı ortada bırakmayın.

Güvertesi ‘teak’ olan yatlarda güneş yağı sürüp yatılmamalı. Mutlaka havlu serilmelidir. Denize girecekseniz tekneye tekrar nasıl çıkacağınızı sormadan suya kesinlikle atlamayın.”

Saygının temeli

Türk Dil Kurumu sözlüğünde nezaket, ‘Başkalarına karşı saygılı ve incelikli davranmak’ olarak ifade ediliyor.

Günün veya gecenin bir vakti demirli bulunduğunuz koyda bangır bangır müzik açanlar, teknenizin yakınından adeta balina gibi dalga yaratarak geçenler, marinalara giriş-çıkışlarda ve seyir hâlinde telsizle konuşma adabına uymayanlar, denizde yüzen olup olmadığına bakmaksızın sürat denemesini yapanlar, bağlanmadan demir almaya kadar her konuda çevresinden yardım esirgeyenler var ne yazık ki!

İşte bu nedenle denizde nezaket son derece önemli ve gereklidir. Lütfen kurallara uyun.

Yazımın başında yaşadığımı vurguladığım olay, adeta son paragrafın özeti gibiydi. Alaçatı Ovacık açığında, Seferihisar rotasında yelken seyri yaparken nedense bizimle yarışan (!) birkaç mega kayığa (!) uymadan rotamızı izledik. Onları görmezlikten geldik. Sadece yarattıkları gereksiz ve yüksek dalgalar bizi biraz salladı, hepsi o!

Aslına bakarsanız içimizden gülüp geçtik! Lakin o anlarda bu yazıyı kaleme almamın kaçınılmaz olduğu düşüncesi hafızamda belirginleşti.

Rahmi Bey’in görüşlerini ders alınması için özellikle paylaşıyorum. Çünkü nezaket çağdaş yaşamın temelidir. Ne mutlu kıymetini bilenlere.

Sayın Rahmi M. Koç’a tüm ailesiyle birlikte sağlık ve mutluluk dolu nice güzel yazlar diliyorum. Değerli okurlar, gelecek yazıda yeniden buluşmak umuduyla esen kalın.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑