Maviliklerin selam durduğu kaptan…

https://www.hafta.com.tr/maviliklerin-selam-durdugu-kaptan-83397

(31.07.2026)

Hakan Atis

Uzak yol ve kılavuz gemi kaptanlığında elde ettiği başarılarla profesyonel iş yaşamlarında maviliklere yönelmeyi isteyen kadınlara ilham veren Nildeniz Sütçü Şen, Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de sürdürüyor.

Ay yıldızlı yüreğiyle enginlerde başarıyla görev yapan cesur kadın kaptanımızın yaşam öyküsü 1981 yılında Balıkesir’de başladı. Babasının denize sevdalı olması ve her fırsatta maviliklere açılması çocukluk yıllarından itibaren hafızasında silinmez izler bıraktı. Dahası onu da yavaş yavaş denizcilik dünyasının içine çekti.

Günümüzde sahip olduğu uluslararası saygınlık ve sergilediği etkinlikle Türkiye’deki mesleki kuruluşları arasında ‘Kutup Yıldızı’ gibi parlayan Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de sürdüren Nildeniz Sütçü Şen, 1999 yılında İTÜ Denizcilik Fakültesi Güverte Bölümü’nü kazandı. İlk stajını ise 7 ay süreyle Hindistan’da yaptı.

Üniversite döneminde İTÜ’nün köklü gelenekleri ve disiplini ile geleceğe hazırlanan deneyimli isim, meslek yaşamının ilk yıllarında hissettiği duyguları sorduğumda tereddüt etmeden şunları söylüyor:

“İş hayatına atıldığımızda denizcilik sektörünün tutucu bir yapıya sahip olduğunu gördük. Hatta ‘Gemide kadın çalıştıramayız!’ cümlesini defalarca duyduk. Pek çok firma kadınların gemi yaşamına uyum sağlayamayacağını, ağır çalışma koşullarına dayanamayacağını, kısa sürede mesleği bırakacağını düşünüyordu. Hatta günün birinde gemi kaptanı olabileceğimize inananların sayısı oldukça azdı.

Denizcilikte bir stajyeri gemiye göndermek ciddi maliyettir. Dünyanın herhangi bir limanında gemiye katılır, kontrat bitiminde yine uygun bir limanda gemiden ayrılırsınız. Bu nedenle birçok firma kadın stajyerlere yatırım yapmayı gereksiz bir risk olarak görüyordu. O yıllarda staj yeri bulmak bile başlı başına büyük mücadeleydi.

Çalışma hayatıma kimyasal tankerlerde başladım. Dört aylık kontratlarla uzak yol vardiya zabiti olarak çıktığım mesleki yolculukta deniz hizmetlerimi tamamlayıp ehliyet yükseltme sınavlarını geçerek uzak yol gemi kaptanı unvanını aldım. Bu süreç dokuz yıl sürdü.

Ben yalnızca kadın olduğum için hak ettiğim görevlerden mahrum bırakıldım. Çalışmalarım yeterli görülmesine rağmen cinsiyetim nedeniyle reddedildiğim, yeni yollar aramak zorunda kaldığım çok dönem oldu.

Günümüzde kadın denizcilerin sayısı geçmişe oranla önemli ölçüde arttı. Gemilerde kadın kaptanları, başmühendisleri, zabitleri, kılavuz kaptanları görmek daha olağan hâle geldi. Ancak eşit şartlardan söz etmek mümkün değil! Kadınlar bu meslekte hâlâ azınlıkta ve genç meslektaşlarımızla konuştuğumuzda benzer önyargılarla karşılaştıklarını görüyoruz. Geçmişe oranla önemli ilerleme kaydedildi ancak hâlâ gidilecek çok yol var.”

İLK OLMAK

Günümüzde ülkemizde yaklaşık yedi kadın kılavuz kaptan görev yapıyor. Dileğimiz bu sayının katlanarak artması ancak bu görev sanıldığından da zor! Deneyim, fiziki güç, yüksek konsantrasyon ve stres yönetimi yeteneği gerektiriyor.

Nildeniz kaptanın güvenle limana yanaştırdığı ticari gemilerin çoğu yabancı bayraklı. Görev süresi içinde beş gün 24 saat çalışıyor, devamında on gün istirahat ediyor. Zor bir tempo.

Peki, ailesi bu durumu nasıl karşılıyor? Kendisine yönelttiğim soruyu şu cümlelerle yanıtlıyor:

“Denizcilik yalnızca benim yaptığım bir meslek değil. Ailemin de yaşam biçimi oldu. Eşim görevimin getirdiği sorumlulukları her zaman anlayışla karşıladı. Kızım dünyaya geldikten sonra annelikle iş arasında denge kurdum.

Yine de bazen doğum günlerinde, bayramlarda veya özel günlerde görev nedeniyle denizde olabiliyorum. Ancak ailemin desteği sayesinde hiçbir zaman hayallerimle anneliğim arasında seçim yapmak durumunda kalmadım. Bu meslek bana zamanı planlamayı ve birlikte geçirdiğimiz günlerin değerini bilmeyi öğretti.”

Peki, ya tehlikeler? Maviliklerin hırçınlığı an gelir en büyük riskleri yaratır. Deneyimli kaptana bunu da sordum. Soğukkanlılıkla söylediği şu cümleleri not defterime kaydettim:

“Deniz hiçbir zaman öngörülebilir değildir. Fırtınalı havalarda yüksek bordalı gemilere pilot merdiveniyle çıkmak mesleğimizin riskli anlarındandır. Bunun yanı sıra makine arızası yaşayan gemiler, kuvvetli akıntılar ve ani hava değişimleri nedeniyle saniyeler içinde kritik kararlar vermek zorunda kaldığımız çok sayıda olay yaşadım.

Böyle anlarda en büyük güvencemiz eğitimimiz, ekip çalışması ve yılların verdiği tecrübedir. Deniz her zaman ciddiyet ister. Küçük bir hata büyük sonuçlar doğurabilir.”

Mesleki geçmişinde Türkiye’nin ilk kadın kılavuz kaptanı olma onurunu taşıyan Nildeniz Sütçü Şen, günümüzde Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin başkanlığını yapan ilk kadın olma unvanına da sahip.

Uluslararası Deniz Kılavuz Kaptanlar Derneği (IMPA) ve Avrupa Deniz Kılavuz Kaptanları Birliği (EMPA) gibi kuruluşlarda Türkiye’yi temsil eden başarılı isim, bu mesleği seçmeyi düşünen kadınlara şu sözlerle sesleniyor:

“Zorlu olacak, evet! Ancak imkânsız değil. Kendinize ve emeklerinize inanın. Başkalarının sizler için çizdiği sınırlara değil, kendi hedeflerinize ve potansiyelinize odaklanın.”

Yazımı tamamlarken Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin üyelerini saygıyla selamlıyorum. Tüm denizcilerimizin pruvası neta, rüzgâr kolayına olsun.

Gelecek yazıda görüşmek üzere esen kalın.

Yorum bırakın

Bir WordPress.com Sitesidir.

Yukarı ↑