
https://www.ekonomim.com/yazar/hakan-atis/1465
(15.04.2026)
Hakan Atis
Yeni güne merhaba dediğim yağmurlu bir sabahın içinden geçiyorum. Piyanosuyla notalara hayat veren Richard Clayderman’ın nefis yorumuyla “Don’t Cry for Me Argentina” çalıyor. Etraf sessiz… Ege’nin tüm ihtişamıyla yeniden tanışırken gördüğüm her levhada İzmir biraz daha geride kalıyor. Sıcak dost sohbetlerinin ana kucağı saydığım Ankara yolundayım. Ancak efsunlu şehrimi unutmam mümkün değil.

Türkiye’nin incisi, Victor Hugo’nun “İzmir, bir prensestir çok güzel küçük şapkasıyla. Mutlu ilkbaharlar durmaksızın onun çağrısına yanıt verir. Nasıl vazo içindeki çiçekler gülümserse, o da denizler arasından ışıldar.” dizelerindeki gibi hep aklımda. Düşüncelerimdeki uçsuz bucaksız hasret coğrafyasının onursal başkenti olduğunu her fırsatta hatırlatıyor. Bu duyguyu seviyorum. Çünkü Cahit Külebi’nin dediği gibi İzmir’in denizi kız, kızı deniz, sokakları hem kız hem deniz kokuyor. İşte bu nedenle özlemesi bile güzel.
Öte yandan onu öne çıkaran bir başka özelliği daha var. Şimdi lütfen arkanıza yaslanın, anlatmaya başlıyorum. İş dünyasının kararlı, üretken, sabırlı, tedbirli ve vizyon sahibi olduğu dinamik bir şehirde yaşıyoruz. Bu gerçeği, Erdal Etiket A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı ile gerçekleştirdiğim sohbette net biçimde gördüm.
Türkiye’nin patron yetiştirme okulu olan EGİAD’ın kurulduğu günleri ve estirdiği heyecan rüzgârını iyi hatırlıyorum. Dönemin genç gazetecileri olarak birbirimize haber atlatabilmek için iş dünyasının duayenlerinin peşinden az koşmamıştık. Geriye dönüp baktığımda, yıldızlara uğurladığımız Selçuk Yaşar, Raşit Özsaruhan, Tekin Çullu, Dündar Soyer, Melih Özakat, Nevzat Özgörkey ve Halit Şarlak başta olmak üzere tümünü rahmet ve saygıyla anıyorum. Yaşayanlara ise sağlıklı ömürler diliyorum.
YILDIZLAR TOPLULUĞU
Bülent Şenocak ve ekibi tarafından binbir emekle hayata geçirilen EGİAD, cinsiyet ve fırsat eşitliğine duyduğu saygı nedeniyle sonraki yıllarda adını revize etti. İş dünyasının saygın kurumu bence de doğru bir adım attı. Tarihsel geçmişinde yer alan bazı isimleri hatırladığımda, kente kazandırdıkları ivmeyi takdirle anımsıyorum. Kimler yok ki? İlk aklıma gelenler; Bülent Şenocak, Aydın Buğra İlter, Temel Aycan Şen, Cemal Elmasoğlu, Bülent Akgerman, Fatih Dalan, Seda Kaya Ösen… Liste hayli uzun; hepsini saygıyla selamlıyorum.

Ayrıca EGİAD Danışma Kurulu’nda genç girişimcilere yol gösteren Uğur Yüce, İdil Yiğitbaşı, Perihan İnci, Mahmut Özgener ve diğer isimlerin İzmir için değerli kanaat önderleri olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu halkaya, günümüzün yıldızlar takımını oluşturan Alp Avni Yelkenbiçer, Arda Yılmaz, Mert Hacıraifoğlu, Yağmur Yarol, İlker Erdiliballı, Cem Elmasoğlu, Burak Güngör, Açelya Baş Uçar, Mustafa Güres, Elif Kaya, Hakan Barbak, Rahmi Özışık, Yaman Duman, Alp Çandarlı, Aslı Güven Şahin, Yağız Serter, Alp Atay, Efe Saygılı, Hasan Güler, Hüseyin Kadıoğlu, Nail Özkardeş, Özlem Talak Kara, Rebia Rezzan Özduran, Remzi Uslu, Selen Günaydın, Simge Bilir Kurt, Murat Çelik ve diğer üyeler eklendiğinde kentimizin yaratıcı ve girişimci güç merkezi ortaya çıkıyor.
Sözün özü… EGİAD, siyasi tarihimizin kronik sorunu diyebileceğim politik çekişmelerin ekonomi üzerinde yarattığı fırtınalara rağmen kararlılıkla yoluna devam ediyor. Onların en büyük gücü, ay yıldızlı yürekleri ve büyük önder Atatürk’e olan bağlılıkları. İşleri elbette kolay değil. Ancak her biri, Hannibal’in dediği gibi, “Ya bir yol bulacak ya da bir yol açacak” vizyonuna sahip. Çünkü şunu iyi biliyorlar: İzmir ancak ve ancak girişimcilerin çabaları ve emek dünyasının değerli katkılarıyla büyüyebilir, güçlenebilir ve mevcut sorunlarını aşabilir. Gerisi teferruat. Bu nedenle yolları her zaman açık olsun.
GELECEĞİ GÖRMEK
Ege Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Kaan Özhelvacı da gelişmeleri yakından izliyor. Gelecek aylarda kendisinin ve sektörlerinin duayen ismi olan babası Volkan Özhelvacı’nın etiket ve ambalaj dünyasına yönelik analizlerini ayrıca aktaracağım. Gelelim bugüne… Üye sayılarının 900’ü aştığını belirterek, sanayi, hizmet ve tarım sektörlerinde faaliyet gösteren 3.500 şirketi ve yaklaşık 150.000 kişilik istihdam ordusunu temsil ettiklerini söylüyor.

Şubat ayını geride bıraktığımız için sadece 2026 değerlendirmelerini paylaşmak istiyorum. Özhelvacı, özetle şunların altını çiziyor: “Bu yıl ilk raporumuz ‘Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir: Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı’ başlığını taşıyor. Temel sorumuz şu: Dijitalleşme, yeşil ve sosyal dönüşüm İzmir’in işgücü piyasasını nasıl yeniden şekillendiriyor?
Yapay zekâ, otomasyon, robotik ve yeni üretim teknolojileri bazı meslekleri dönüştürürken yeni becerilere olan ihtiyacı artırıyor. Biz bunlara somut bir çerçeve getirmek istiyoruz. Özellikle NEET (işsiz, eğitimsiz veya staj yapmamış) gençler başta olmak üzere kırılgan grupların üretim süreçlerine yeniden dâhil olabilmesi için uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyacağız. Türkiye ekonomisinin ve iş dünyasının artık kısa vadeli reflekslerle değil; rekabetçi, verimliliği ve dönüşümü esas alan bir akılla ilerlemesi gerekiyor. Buna yönelik yatırımların artırılmasını, yeşil ve dijital dönüşümün söylemden çıkarılıp uygulamaya geçirilmesini, yatırım, ihracat ve girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesini hedefliyoruz.”
Sözün özü, EGİAD Başkanı’nın vizyonu ve kurumun belleğimdeki pozitif algısı, onlarla yeniden kahve içmemi gerektiriyor. Anlıyorum ki Victor Hugo’nun kenti emin ellerde. Her birine başarılar diliyorum. Geçmiş tarihli yazılarımı, sevgili oğlum Ege’nin yaratıcı zekâsının ürünü olan http://www.hakanatis.com sayfasında bulabilirsiniz. Mart sayımızda yeniden buluşmak üzere, esen kalın.
Yorum bırakın